Sizden 3 tane kardeş düşünmenizi istiyorum. Bu üç kardeşin döneminde bırakın kitap yazmayı kadınların çok fazla konuşması bile yasak olan bir dönem. Ve bu 3 kardeş doğru düzgün eğitimleri bile olmadan dünyalar harikası kitaplar yazıyorlar. Evet! Bu yazarlar; Emily, Charlotte ve Anna Brönte. Papazın 3 kızı. Bugün inceleyeceğimiz kitap ise Emily Bröntenin tek romanı ve oldukça başarılı olan "Uğultulu Tepeler". Uğultulu Tepeler kitabın önemli bir yerini kaplayan bir konağın adı. Normalde bu konağın adı "Wuthern Heights". Ama taşra dilinde fırtınalı günlerde bu evi saran uğultulu havayı belirtmek için Uğultulu Tepeler denmiştir. Kitap eve kiracı olarak gelen Mr. Lockwood'un evde evin hizmetçisi Nelly ile karşılaşıp ev sahibinin - Heathcliff- öyküsünü merak edip sormasıyla başlar. Ve eskiye giden bir yolculuk yaparız. Aslında her şey Mr. Earnshaw'ın eve sokakta bir çocuğa acıyıp evlat edinmesiyle başlar. Evin diğer iki çocuğu olan Cathy yani Catherine ve Hindley bu çocuğu kıskanmaya başladı. Sonrasında Cathy alışmaya başladıysa da aynı durum Hindley için geçerli değildi Aksine çocuğa olan kıskancı ve nefreti her geçen gün artıyordu. Çocuk ise bu duruma kayıtsız kalmayı ya da babasına söylemeyi tercih ediyordu. Babası yaşlandıkça daha da huysuzlaşıyordu ve Heatcliff'in tarafını tutuyor, Hindley'i dövüyor ve çok kötü cezalar veriyordu ama nafile Hindley'in öfkesi cehennem ateşinden bile daha fazla olmuştu. Ona atılan su bile ateşi daha da körüklüyordu. Bir gün beyefendi öldü. Ve evi Hindley devraldı. Hindley Heatcliff ile Cathy'nin iyi anlaşmasına dayanamıyordu ve bir sürü cezalar veriyordu. Heatcliff'e bir hayvandan bile daha kötü bakıyor, tavan arasına kapatıyor yada tarlada it gibi çalıştırıyordu. Bu onu gaddar ve çok kirli olmasına neden oluyordu. Bir gün evlerine Linton