"Her şeyi öldürüyorlar" diye mırıldandı umutsuzca, "eskinin bütün güzelliklerini öldürüyorlar.
Üstelik bunu dünyanın her yerinde yapıyorlar. Hoyratça, acımasızca, barbarca. Birileri çıksa da
dünyayı insanlardan kurtarsa diye düşünüyorum bazen. Biri çıksa da şu güzelim yeryüzünü
elimizden alsa."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Bazı insanların gönül dağarcığı küçüktür, bir testi suyla doyar, bazılarınınki ise sonsuzdur,
okyanuslar bile onların susuzluğunu gideremez. Bayezid susuzluğunu bir yudum suyla giderdi ve
övü-nerek suya kandığından dem vurdu. Hazreti Mustafa'ya, gelince (selam onun üzerine olsun) o
müthiş bir kanmazlık hastalığına tutulmuştu. Sular içinde susuzluktan kavruluyordu. O her gün,
daha çok görüyor, daha çok anlıyor, daha çok biliyordu, ama gördükçe, görecekleri artıyor, bildikçe
bilmedikleri çoğalıyor, anladıkça anlamadıkları büyüyordu. Bu sebeptendir ki, 'Biz seni layıkıyla
bilemedik' diye buyurmuştur." Gözlerimden süzülen yaşları silmeye bile fırsat bulamadım. İşte
buydu Âdem Hazretleri'nden bu yana aradığım âdem. İşte buydu dört iklim, yedi kıtada
bulamadığım. İşte buydu bana vaat edilen. İşte buydu Allah'ın gizli sevgililerinin en kutsalı.
Sözler hakikat değildir, ağzımızdan çıkan seslerdir. Yeryüzü-nün gelmiş geçmiş en yetenekli söz
ustaları dahi yaşamın en basit anlarını bile bize gerektiği gibi anlatamaz. Renkleri gösteremez,
kokuyu duyuramaz, dokunuşun verdiği hazzı hissettiremez, sesleri işittiremez, yiyecekleri
tattıramaz, diyelim ki bir mucize oldu bunları yaptı; ama insanların ruhunda olup biteni aktaramaz.
Belki akıl yürütür. Belki gürbüz düşüncesini aklın üç ayağından biri olan mantığın üzerine bindirip
zihnin sonsuz ufuklarında keyfince gezdirir, ama insan ruhunun an be an değişen halini asla
gerektiği gibi anlatamaz."