Konu Dışı
Bir Beşiktaşlı olarak Galatasaray'ın 21. Şampiyonluğunu kutlar, gelecek yıl Şampiyonlar Ligi arenasında ülkemizi layığıyla temsil etmesini dilerim. Ayrıca büyük emek gösteren takımımı, Başakşehir ve Fenerbahçe kulüplerini tebrik ederim. Umarım gelecek sezon da ligimizde güzel bir rekabete şahit oluruz.

Mehmet S., bir alıntı ekledi.
28 Nis 12:42 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Galatasaray'ın 7 kişi olduğu doğru değildir. Onların elemanı çoktu. Gerçi maça 7 kişi başlamışlar, sonra 10 kişi olmuşlardır.

Bana Fenerbahçe'yi Anlat, Ahmet Ercanlar (Sayfa 24 - Rüştü Dağlaroğlu)Bana Fenerbahçe'yi Anlat, Ahmet Ercanlar (Sayfa 24 - Rüştü Dağlaroğlu)

FUTBOL TERÖRİSTLERİ GEREKEN CEZAYI EN ŞİDDETLİ BİR ŞEKİLDE ALMALI!
Öncelikle hakem prosedürü çok iyi işledi... Fenerbahçe-Galatasaray maçında yardımcı hakem 5 dikişle maça devam etti. O maçın oynanmaması gerektiğini söylediğimde Digitürk'ten kovuldum. Bu tür maçları oynatırsanız, olayların önüne geçemezsiniz. Maç hükmen Beşiktaş'ın... Onun haricinde Fenerbahçe'ye, olaylara karışanlara ağır ceza gelir. Polis, seyyar kamerayla çekim yapıyor. Bu işten sarı-lacivertliler büyük zarar görür.

aegis athena, bir alıntı ekledi.
08 Nis 19:10 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Eğer , Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarının yan yana gelemeyeceğini söylüyorsanız; Türk’ü Kürt’le , İslamcıyı Laikle, Alevi’yi Sünniyle, sağcıyı solcuyla birlikte ve bir arada yaşatma başarısını nasıl göstereceksiniz? Futbol taraftarlarının stadda sağlayacağı başarı , Türkiye’deki bütün öteki kutuplaşmaların kilidini çözen muhteşem bir tablo oluşturacaktır.

Futbol Hayattır, Ali KırcaFutbol Hayattır, Ali Kırca
Alperen Çapraz, Savaş ve Barış'ı inceledi.
03 Nis 01:58 · Kitabı okudu · 17 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ah ah!Nedir bu Sonyalar'ın çektikleri.Hep ezildiler,acılar çektiler,mutlu olamadılar.Yazarlar farklı,kaderler benzer.Al Dostoyevski'nin Sonyasını vur Tolstoy'unkine.Eee konu Savaş ve Barış olunca Suç ve Ceza'ya atıf yapmamak olmazdı.İki usta edebiyat dünyasında çıtayı öyle bir yere koymuş ki aşağısı görünmüyor.Elbette bu eseri incelerken Dostoyevski ile kıyas yapmayacağım.Zira birisi Fenerbahçe ise ötesi Galatasaray.Birbirlerinden güç alırlar.:)

Başlarda oldukça korktum çünkü çok fazla karakter geçiyordu ve hepsi olayların içinde olan karakterler.Zaman zaman "Bu kimdi yahu?" diye diye yarısına geldim kitabın.Ama sonlara doğru her şey yerine oturdu puzzle parçaları gibi.Her karakter tabiri caizse "nevi şahsına münhasır" kişilerdi.Sonya'nın vefası,Nataşa'nın ayran gönüllülüğü,Mariya'nın iyi niyeti...

Sanki bir kitap değil de dört,beş kitap okumuş gibi hissettim kendimi.Bu kadar olay anca o kadar kitapta bulabilirdim.

Dil olarak çok sade,duru,anlaşılırdı.Henüz ilk sayfalarında okurken hiç sıkılmayacağımı anladım ve öyle de oldu.

Kitabın son sayfasını kapattığım bu saatlerde iyiki okumuşum diyerek bu incelemeyi okuyan herkese tavsiye ediyorum. :)