“Sen şimdi yarın sabah erkenden bana bir eğe ile biraz kumanya getireceksin. Topunu birden alıp bana, şu karşıki eski cephaneliğe getireceksin. Bu dediklerimi yapar da ağzını açıp kimselere şöyle bir adam gördüm demezsen değil beni, başka kimseyi gördüğünü belli etmez çıt çıkarmazsan canını bağışlarım senin.”
Merhaba değerli okurlar, okuduğum kitaplar arasından baş ucu kitabım olmaya aday bu kitabı incelemeye başlıyorum.
Pip Pirrip adında küçük bir çocuğun hayatının zamanla değişerek mevcut şartların onda bıraktığı izleri, pişmanlıkları, vefayı, sorgulanması gereken hayatı anlatıyor bu eser.
Hayatında en çok güvendiği kişi olan Bay Joe ve karakterinin şekillenmesi üzerine etkisi büyük olan ablası Bayan Joe Gargery ile hayatını devam ettirmekte olan Pip, ona sahip çıkıp standartlarının yükselmesine, farklı çevrelerde yepyeni bir dünya kurmasına olanak sağlayan gizemli bir kişinin yarattığı büyüleyici fakat etkisi uzun sürmeyen bir hayata sahip olur. Değişen koşullarda, farklı spesifik karakterlerle karşılaşır; kendi özünden zamanla uzaklaşıp geçmişini unutur. Yepyeni kavramlarla tanımlar artık kendini: zengin, özgüvenli, güçlü... ama zaman bazı şeyleri tekrardan önüne getirdiğinde hiçbir şeyin bıraktığı gibi olmadığını görür lakin bazı şeyler için çok geçtir; hayat tıpkı sürekli akan bir nehir gibi yenilenir, değişir.
Kitabın en beğendiğim özelliği, bahsedilen karakterlerin ilerleyen olay örgüsünde tekrardan, hiç beklemediğim anda karşıma çıkarak beni şaşırtması oldu. Her bir karakterin içi özenle, kendine has bir üslupla ele alınmış olması da diğer güzel tarafı.
Duygu yüklü bir kitap olmasının yanında, olayların sürekli canlı tutulması, duyguların okuyucuya aktarılması konusundaki başarısı ve sürükleyici olması bu kitabı incelememdeki esas etken