Fotoğraf çektirmeyi unuttuk dedim sonra. Kumlara karılmış halimizle, gece karanlığında bir fotoğrafımızı çekti Ozan. Bizi biz bile zor tanıdık ama fotoğraflar olay anını hatırlamak içinse, bu kare her yerinden mutluluk fışkıran bir ana ışınlanmak için yaratılmıştı.
Egenin küçük bir adasında Ozan ve Bahar dans ediyor... Canımı sıkan tüm anlarda bu cümleyi kendime kurup sarmaşıklı tavernalar arasında dans ettiğimizi hatırlayacağım ve mutlu olacağım. Söz veriyorum. Bir bilgi daha vereyim; öpüşmek dans etmenin tacıdır. Güzel bir dansın sonunda dudaklar buluşup birbirini tebrik eder. Uzun boylu bir buluşma değil bu. Ama şart mı, şart.
"Nereye giderim Ozan... Benim bütün dünyam sensin. Leman abla bile aksi için uğraşıyor, en çok kendimi seveyim, kendime kıymet vereyim diye uğraşıyor. Oysa ben senden daha değerli bir şey bilmiyorum. Senden öte diye bir köy yok. Senden ötesi ölmek demek. Bir gün sen benden gidersen yaşayacağım tatsız tuzsuz bir dünyayı ölmekten farklı görmüyorum."