Fatmagül Ergani

6/10
·294 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 19:12
Edward de Bono’nun yanal düşünme teorisinin temellerini anlamak için bu kitaba başladım ancak dürüst olmam gerekirse okurken oldukça zorlandım. Zihnin çalışma mekanizmasını anlatırken kullandığı teknik analojiler ve kitabın genel dili (belki çeviri kaynaklı, belki de yazarın üslubundan dolayı) beni epey yordu. ​Temel mantığını her ne kadar ilginç bulsam da kitap akıcılıktan oldukça uzaktı. Yazar aslında kitabın başında ilginç bir not düşerek, önce ikinci bölümün okunup sonra birinci bölüme geçilebileceğini belirtmiş. Belki bu tavsiyeye uyup o şekilde bir rota izleseydim daha mı rahat ilerlerdim, emin değilim. Teorik derinliği olan ama okuma süreci zahmetli bir eser.
Zihnin MekanizmasıEdward De Bono · Epsilon Yayıncılık · 20229 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Hemen değil ama zamanla anlıyordun ki, bir hayattı kaybettiğin, kendi hayatına bitişik bir hayat, bir komşu yaşam öyküsü. O gidince hayatlarınızın yabani bitkiler gibi yıllarca birbirine doğru büyüyüp iç içe geçtiği yeri, bu müşterek alandaki şahsi hikayeni, yani onun yanındaki seni de kaybediyordun. Karşılıklı oturduğunuz masaları kaybediyordun mesela. Sadece ona anlatacağın şeyleri kaybediyordun. Onu bir sabah kahvaltıya çağırma ihtimalini. Ondan ödünç alacağın ve vermeyi unutup unutup sonunda el mecbur senin ilan edilen giysileri. Günlerdir içini kemiren bir meseleyi gecenin bir vakti kapısını çalıp anlatma şansını ve onun verdiği akılla belli bir yönde alacağın kararları. Yüzyıllardır tanıdığın birine iç rahatlığıyla şımarma, kızma, surat asma, bozuk çalma, onunla kavga etme hakkını. Birinin sen leb demeden leblebi diyecek olmasını kaybediyordun. O, seninkilere dolanmış köklerini söküp alırken, seni de yerinden ediyordu. Aynı bahçenin çiçekleri olmak böyle bir şeydi.
10/10
·125 syf.··
2026 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 19:00
Melisa Kesmez, Nohut Oda ile okuru sessizce bir evin salonuna davet ediyor ve o evin duvarları arasında biriken tüm o tanıdık duyguları önümüze seriyor. Beş farklı hikaye boyunca sanki bir yazarın kurgusunu değil de, sanki bildiğiniz birilerinin hayatlarına tanıklık ediyor gibisiniz. ​Kitaptaki betimlemeler o kadar duru ve güçlü ki; yazar kelimelerden ziyade hislerle bir atmosfer inşa etmiş. Anlatılan her eşya, her koku ve her bakış zihninizde bir fotoğraf karesi gibi canlanıyor. Özellikle geçmişle hesaplaşan, aidiyet arayan karakterlerin iç dünyası oldukça etkileyiciydi; "Kalanlar" hikayesi ise beni bambaşka bir yerden yakaladı. ​Hüznün bile çok naif işlendiği bu kitabı bir çırpıda, elimden bırakamadan bitirdim. Az kelimeyle çok şey hissetmek isteyenlerin mutlaka şans vermesi gereken, ruha dokunan bir eser.
Nohut OdaMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 201810,5bin okunma

Fatmagül Ergani

, bir kitap okudu
10/10
·125 syf.··
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 19:00
·
2026 14. kitabı
Melisa Kesmez
8/10 · 10,5bin okunma
9/10
·413 syf.··
2026 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 00:24
Cengiz Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel ile bozkırın ortasında sadece bir günü değil, insanlığın tüm hafızasını anlatıyor. Kitabı okurken kendimi Yedigey ile birlikte Kazangap’ı gömmeye giderken, o dondurucu soğukta devesi Karanar’ın peşinde ve aynı sofranın sıcaklığında buldum. Aytmatov’un sade ama sarsıcı dili, mitolojik efsanelerle bilim kurguyu öyle ustaca harmanlıyor ki; mankurtlaşan toplumların trajedisinden uzayın sonsuzluğuna kadar insanın çaresizliğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde bir süre kendime gelemedim; sanki çok uzun bir yolculuktan dönmüşüm gibi hissettim.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656bin okunma