Ferman
Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Bazı nehirler tükenmek için akar Günlerce gezdim bu mısraın haysiyetiyle Benimdir Sormuştun bir keresinde Sen çok aşık olmuşsun bense ilk Yalnızca buymuş gibi aramızdaki eşitsizlik Oysa aşk siyasetnamedir Sınıf duvarlarına asılan ferman kesinliğinde Evet, çok aşık oldum senden önce Ama seninle öğreniyorum sevmeyi Kırk yılda öğrendim şu kadarcık gerçeği Şimdi hem aşığım sana hem seviyorum seni Sırf bu sözün hatırına yirmi yıl sonra yeniden oku bu şiiri Senindir Ferman senindir
İnkılâba az kaldı
Istırâbdır yiğidim azığımız, hicrandır Mirasımız mahkûmdur, mahzundur, perişandır Gene de ye’se düşme yiğidim; imtihandır Filizlenen her ölüm, mazlumlara nişandır Ne gönüllerde sevinç, ruhlarda beyaz kaldı Ufka bir bak, ilerle; inkılâba az kaldı. Ülkemden hatırıma hep sefiller geliyor Bin yüzlü Ebrehe’ler, kara filler geliyor Şimdi devran değişti; ebâbiller geliyor İbrahim bahçesinden taze güller geliyor Âlemde, duyulacak kutlu bir âvaz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı. Çöküyor sırtımızda yükselen vahşi duvar Heykeller kırılıyor; dökülüyor mumyalar Toprağın sinesinde umut var, heyecan var Okşadığın her kökten fışkırıyor bir bahar. Buzlar çözüldü; kıştan kuru bir ayaz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı. Gözlerin âyet âyet büyüyen bir bebektir Ellerin sokaklarda uçuşan kelebektir Sana rehberlik eden ne cindir, ne melektir O bir İnsan-ı Kâmil, mücella bir dilektir O’ndan bize ebedi sürecek bir haz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılaba az kaldı. Bulanık akan sular durulacak yeniden Gökyüzüne direkler vurulacak yeniden Saâdet menziline varılacak yeniden Çağlar üstü bir nizam kurulacak yeniden Cehaletin elinde lanetli bir saz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı. Bu kan kokan coğrafya, bu çığlıklar senindir
Sayfa 89
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ben o'yum ki ben dedikçe maksadımdır kudretin, Ben oʻyum ki benliğimden zahir olmuş vahdetin, Farzedersem benliğim senden cüdadır ey vücud! Vehm-i mahzım, hiç vücudu var mı ma'dumiyetin? Bir fakirim ki neyim varsa senindir, bense hiç. Fakr-1 fahri eldedir ferman-ı vahdaniyetin. Arş ü kürsi, arz ü eflak, hep senin emrinle var. Suhuf-i ekvan dest-i takdirinle mektup ayetin. Sen o zat-ı bi-nişansın, la-mekansın, bi-zaman Her ne varsa fi'l ü evsafın, kemal-i kudretin. Sen o mevcutsun ki senden bir diğer yok münceli, Her vücuda oldu kayyum, sırr-ı mevcudiyetin.
Sayfa 75·Kitabı okudu
...ferman şöyle buyuruyordu; ne senin ne de sizin kendi topraklarınızda, atalarınızın yurdunda yaşama hakkınız yok, yeryüzünde senin ve sizlerin hiçbir insani hakkı yok, sen ve sizler ne burada, ne de başka yerde yaşayamazsınız, ne buradan, ne de başka bir yerden gidebilirsiniz, ne ülke senindir ne de toprak senin toprağındır, onun için senin ve sizlerin tek bir hakkı var, ölüm; taziyesiz, mezarsız, sözsüz, elvedasız kayboluş.
Sayfa 31 - Ithaki·Kitabı okudu
Yâ Rabbî; ferman senindir. Hakk’ın mülkünde Hak’dan başka kim fermân sahibi olabilir?
İnkılâba az kaldı
Istıraptır yiğidim azığımız, hicrandır Mirasımız mahkumdur, mahzundur, perişandır Gene de ye'se düşme yiğidim; imtihandır Filizlenen her ölüm, mazlumlara nişandır Ne gönüllerde sevinç, ruhlarda beyaz kaldı Ufka bir bak, ilerle; inkılâba az kaldı. Ülkemden hatırıma hep sefiller geliyor Bin yüzlü Ebrehe'ler, kara filler geliyor Şimdi devran değişti; ebabiller geliyor İbrahim bahçesinden taze güller geliyor Âlemde, duyulacak kutlu bir avaz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı. Çöküyor sırtımızda yükselen vahşi duvar Heykeller kırılıyor; dökülüyor mumyalar Toprağın sinesinde umut var, heyecan var Okşadığın her kökten fışkırıyor bir bahar. Buzlar çözüldü; kıştan kuru bir ayaz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılâba az kaldı. Gözlerin ayet ayet büyüyen bir bebektir Ellerin sokaklarda uçuşan kelebektir Sana rehberlik eden ne cindir, ne melektir O bir İnsan-ı Kâmil, mücella bir dilektir O'ndan bize ebedi sürecek bir haz kaldı Ufka bir bak yiğidim; inkılaba az kaldı. Bulanık akan sular durulacak yeniden Gökyüzüne direkler vurulacak yeniden Saadet menziline varılacak yeniden Çağlar üstü bir nizam kurulacak yeniden Cehaletin elinde lanetli bir saz kaldı