Şeyma

'İyi insan' olmanın yolu ' ideal şartlar'dan ve ' mükemmel ortamlar'dan geçmiyor oysa. Kaderimiz anne-babalarımızın ellerine verilmiş de değil. Bizim kişiliğimizi şekillendiren asıl unsur onlar değil, onlar bizi bu kişiliğe mahkûm etmiş de değil. Aynı şekilde, çocuklarımızın kaderini ve kişiliğini ellerimizde tutuyor değiliz. Bilakis denklemi şöyle kurmak gerekiyor: Anne-babalarımızın bize nasıl davrandığı, anne-babalarımızın imtihanıdır. Bizim imtihanımız ise, o davranışları nasıl içselleştirdiğimiz, nasıl yorumlayıp şekillendirdiğimiz.... Yoksa, irade denilen şey insana neden verilmiş olsun?
Sayfa 22·Kitabı okudu
Din
Şeyma
Amin. Allah razı olsun hayırlı günler dilerim
Reklam
'İyi insan' olmanın yolu ' ideal şartlar'dan ve ' mükemmel ortamlar'dan geçmiyor oysa. Kaderimiz anne-babalarımızın ellerine verilmiş de değil. Bizim kişiliğimizi şekillendiren asıl unsur onlar değil, onlar bizi bu kişiliğe mahkûm etmiş de değil. Aynı şekilde, çocuklarımızın kaderini ve kişiliğini ellerimizde tutuyor değiliz. Bilakis denklemi şöyle kurmak gerekiyor: Anne-babalarımızın bize nasıl davrandığı, anne-babalarımızın imtihanıdır. Bizim imtihanımız ise, o davranışları nasıl içselleştirdiğimiz, nasıl yorumlayıp şekillendirdiğimiz.... Yoksa, irade denilen şey insana neden verilmiş olsun?
Sayfa 22·Kitabı okudu
Din
Bünyamin ARSLAN isimli okura yanıt verildi
Şeyma
Evet size katıyorum. Ne demek istediğinizi anladım. İradesi olmayan çocukların da bir sahibi, Rabbi var. Anne-babanın da çocuklarına nasıl davrandığı imtihanın bir diğer boyutu. Yani Allah ebeveynlere çocuklarına karşı sınırsız hak tanımıyor. Şimdi zulüm altında çok kötü yetiştirilen cocuklara gelecek olursak, doğduğumuz zaman ailemizi, bulunduğumuz çevreyi kendimiz seçmiyoruz, bizi bu anne-babanın evladı olarak murad eden Rabbimiz. Bizden kendi şartlarımız icinde güzel bir kul olmamızı istiyor. Hatta bize belki zulmeden anne babamıza dahi 'üf ' bile deme ikazıyla elimizi kolumuzu bağlıyor. Bize düşen çocukken ne yaşamış olursak olalım bunu günahlarımıza bir perde olarak görmeyip iyi bir kul olarak yaşamak. Anne-babamıza düşen ise bizi fitratımızı bozmadan İslam üzerine yetiştirmesi. Bilinçsiz anne babaların hataları elbette çok ama bu anne babaların çocuklarının yüzde yüz kişilik bozukluğuna sahip olduğu düşüncesi çok doğru mu bu tartışılabilir. Zaten kitapta da bunu anlatıyor bir çok yerde. Firavun'un sarayından peygamber olarak çıkan Hz Musa'yı, Nemrut'un yönetiminde put yapıcısı Azer'in çocuğu olan Hz İbrahim'i, cahiliyenin kibir abidesi anne-babalarının çocukları olan sahabeyi örnek veriyor. Çocuk olay anında iradesiyle bunu nasıl içselleştirebilir bunu bilmiyorum. Beş yaşındaki çocuk bunları düşünemez muhakkak ama büyüdüğünde yaptığı her hatanın sorumluluğunu anne babasınına, yaşadıklarına, çevresine yükleyemeyeceğini öğrenmiş oldum bu kitap ile :) ve en azından kendi anne-babama karşı sevgim arttı :)
'İyi insan' olmanın yolu ' ideal şartlar'dan ve ' mükemmel ortamlar'dan geçmiyor oysa. Kaderimiz anne-babalarımızın ellerine verilmiş de değil. Bizim kişiliğimizi şekillendiren asıl unsur onlar değil, onlar bizi bu kişiliğe mahkûm etmiş de değil. Aynı şekilde, çocuklarımızın kaderini ve kişiliğini ellerimizde tutuyor değiliz. Bilakis denklemi şöyle kurmak gerekiyor: Anne-babalarımızın bize nasıl davrandığı, anne-babalarımızın imtihanıdır. Bizim imtihanımız ise, o davranışları nasıl içselleştirdiğimiz, nasıl yorumlayıp şekillendirdiğimiz.... Yoksa, irade denilen şey insana neden verilmiş olsun?
Sayfa 22·Kitabı okudu
Din
Şeyma
Şöyle ki burada anlatılmak istenen insanların hayatlarındaki zaaflarını, insan ilişkilerindeki hatalarını, yaptıkları zulümleri, günahlarını nefsini temize çıkarma vicdanını rahatlatma adına geçmişteki yaşanan olaylarla bagdaşlaştirması. yazarın deyimiyle kendimizi kader mahkumu olarak görmemiz. Yaptığımız hatalarının sorumluluğunu anne-babamiza yüklüyor olmamız. "Çocukluğumda babam bana böyle davrandığı için ben bu haldeyim" " Bu hatayı yaptım evet ama annem beni düzgün yetistiremediği için yaptim. Bunun sorumlusu ben değilim " gibi yaklaşımlarla şimdinin faturasını hep düne kesiyor olmamız. Hep bir kişilik analizleri, çocukluğa inme çabaları.. okuduğum 40 sayfa içerisinde anladığım bunlardı :) yinede alıntılar bütünün bir parçası olduğu için kitabı okumakta fayda var. Çocuklarımız bunları nasıl içselleştirecek sorusuna gelince pedogogların, hocaefendilerin çocuk eğitimiyle alakalı bir çok kitabı var lakin sanıyorum ki bu konu kulluğumuza odaklandığımızda ancak çözümlenebilmiş olacak..
Eşyadan eşyaya seyehat edip durma. Kendine uzaktan bakmayı öğren. Bir dolap beygirine benziyorsun. Öyle ahmak, öyle hüzün verici.
Lewis isimli okura yanıt verildi
Şeyma
Teşekkür ederim