İmam Mevlüd, insanı karşısındakine zarar vermeye sürükleyen haset çeşidinin çaresi olarak, kişinin bu güdüye karşı çıkmasını, yani haset ettiği kimseye faydası dokunacak işler yapmasını önerir- ona bir hediye vermek ya da bir iyilik yapmak gibi. Bu tavır, kişinin nefsinin emirlerine karşı gelmesini, Allah'ın rızasını kazanmasını ve hasetten korunmayı temin eder.
Eskiden beri alimlerin mal ve zenginlik konusunda insanları uyardıkları mesele, Allah'ın hududunu çiğneme tehlikesidir. Bir kimsenin sahip olduğu mal arttıkça Allah'tan başka şeylerle meşgul olma ihtimali de o kadar artmaktadır.
Birçok dini alimlerin açlığı, insanın manevi tekâmülünü besleyen önemli bir hissiyat olarak sıkça zikrederler. Onlara göre midenin boş olduğunu hissetmek vücuda olduğu kadar ruha da çok iyi gelir. İmam Mâlik Hazretlerine göre, açlıkla sürekli irtibat halinde kalmanın en iyi yolu, her ayın üç gününü oruçlu geçirmektir.
O'na karşı hayâlı ve kırık kalpli ( hüzünlü) ol.
Heybetine, ululuğuna karşı boyun eğ.
Kendi istek ve arzularını O'nun muradına feda et.
Açgözlülük ederek, kullarından bir şey bekleme.