Mesafeler azaldı, uzaklar yakın edildi, hız duygusu hayatımızın ritmini altüst etti. Gerine gerine "dünya küçüldü artık" diyoruz; " herkesin her şeyden haberi var".
Denizi deniz olmaktan çıkardık. Ağaçları tıraş ettik, balıkların kökünü kuruttuk. Havayı mazotla doldurduk. Toprağı dejenere ettik. Bir yerden şöyle kazara çıkmış bir yeşil çimen ucu görsek, hep birlikte oraya hücum ederek ezdik onu, mahvettik.
Şöyle durup etrafımıza bakalım biraz. Neler oluyor oralarda diyerek... Neler göreceğiz, neler?... Ama ne durmaya, ne de etrafımıza bakmaya zamanımız yok... Basiretimiz bağlanmış sanki...
İmam Rabbani hz.leri:
Bütün evâmir-i ilahiyye ve peygamberler, kulu, nefsin hevâ ve hevesinden kurtarıp Hakk'a bağlamak için gelmiştir. Her ne miktar şer'i amel işlenirse o miktar nefsâni arzu zail olur. Bunun içindir ki şer'i hükümlerden birisini icra etmek, nefsâni arzularin izalesi için bin senelik riyazetten ve bu uğurda uğraşmaktan daha faziletlidir.
Altınoluk dergisi- Temmuz 2019