‘
burada kalamazsın
ve başa dönemezsin
gitmek zorundasın
her şey çok yetersiz senin için
her şey çok fazla sana
uykuyu tadayım dersen
kâbusa dalmak pahasına.
‘
“Ne rûzgâr tesellî getirir çöllerime,
Ne bir serâb düşer kurumuş göllerime.
Bir çınar idim vaktiyle sâye veren,
Şimdi devrilmiş gölgem bile ağlar hasretine.
Ey felek, ne çok imtihân sundun bana,
Bir gül vermedin şu çorak zamâna;
Ben ki sevdayı bir mâbed bilirdim,
Yıkıldı üstüme, döndüm harâb bir âşiyâna.
Kaderimle baş başa kalmışım,
Bir sâhil-i gurbetten zamâna dalmışım,
Ne dönen olur, ne gelen kapıma,
Ben kendi mezârımda yine sağ kalmışım.
Ey kalb, daha ne kadar direneceksin?
Bu sükût içinde kimi bekleyeceksin?
Belki bir gün külden doğar bir şule,
Belki de ebedî susup gideceksin…”
Anonim