Feyza Kavin

Kadın erkek, genç yaşlı, aç tok, heyecanlı bıkkın, alışmış şaşkın, yüzlerinden içlerini okumaya imkân olmayan insancıklar, kafası kesilmiş tavuklar gibi, dünya için küçük, kendileri için büyük adımlarla sağa sola koşturuyordu. Belki biri sevgilisine, öbürü atlamak üzere olduğu bir uçurumun yamacına, bir diğeri çocuğunun doğumuna hastaneye, beriki manavdan limon almaya.... Ne önemi vardı! Kimsenin birbirine değecek cesareti gösteremediği bu hercümercin ortasında herkes anca kendine yetecek kadar yalnızdı. Çevremdeki kalabalığa bakmak bana kendimi yalnız hissettirdi. Kalabalıklar olmasa insan kimsesizliğini nereden bilecek?
Sayfa 100·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Neden böyleydim ben? Kötülük içimde miydi? Peki, nasıl gelip çöreklenmişti oraya? Bir tohum olarak atılmış, sonra köklenip filizlenmiş, çiçeklenip dikenlenmiş miydi? İnsan habis mi doğardı? İlle de öyle mi ölmek zorundaydı? Yeni doğmuş sabileri düşünüyordum mesela. Ne hasenata hayrata ne falsoya fesada mecali olanları. Sallanan bir beşikte, sersem sepelek seyrederken âlemi, hepi topu diş çıkarmayı filan beklerlerdi. Sonra ne zaman çıkarırlardı dünyaya dişlerini? Ne ara bilerlerdi? Ne vakit başlarlardı bile isteye incitmeye diğerlerini? İlk gerçek günahlarını ne zaman işlerlerdi?
Sayfa 17·Kitabı okudu
Ölecektim. Öyle yaşlanıp elden ayaktan kesilince değil üstelik, bugün yarın. Belki yeni bir mevsim göremeden, tek bir yeşil erik daha yiyemeden, kıymetli defterimin sonuna gelemeden... Her an kapımı çalmasından çekindığim arsız bir misafiri bekler gibi hazır olacaktım ölüm hazretlerinin teşrifine. ... Öte yandan, yaşarken hayatı sevdiğimden de haberim yoktu. Bir ayağımın çukurda olduğunu öğrenince anladım, meğer seviyormuşum. Ya da ne bileyim, biraz daha vaktim olsaymış sevecekmişim. Hani sanki tam ben sevecek gibi olmuşum da öleceğim tutmuş. Takdiriilahi!
Sayfa 8·Kitabı okudu
Alıntı
Tanrılığım içimde, güneşin denizde boğulmadan önceki son ışıkları gibi parlıyor. Bir zamanlar tanrıların ölümün zıttı olduğunu düşünmüştüm ama artık her şeyden daha ölü olduklarını görüyorum çünkü hiç değişmiyorlar ve hiçbir şeyi ellerinde tutamıyorlar.
Sayfa 392·Kitabı okudu
En muhtaç durumdakilerin en nefret ettiği şey minnettarlıktır, sırf kendilerini yeniden iyi hissetmek için ilk fırsatta saldırırlar.
Sayfa 269·Kitabı okudu