gölgeminiziyok

10/10
·112 syf.·
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Şu yaşıma kadar merak etmiştim, acaba benim başucu kitabım hangisi olacaktı? Varlığının üstünden denizler aşındırdı mı yoksa henüz mürekkebinin toz tanesi bir kaleme sığmadı mı? Böyle düşünürdüm ta ki şu âna kadar. Gölgeler benim başucu kitabım oldu. Öylesine duygu ve anlam yüklü ki hüzünlenirken mutlu oluyorum. Kitaptaki her şairin adını tanırız da kimisinin gölgelerini bazılarımız -ben de dahil- bilmez. Ne güzel dile geldiler, öyle güzel konuştular ki o Sultan Ahmed semâlarında ben de onları izledim ve dinledim. Okumanızı öneririm, sayın Zülfü Livaneli'ye de kalemi için canı gönülden teşekkür ederim.
GölgelerZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20185,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·128 syf.·
Beğendi
·
2025 25. kitabı
Kitabı havaya kaldırıp mahallede koşarak "Bakın! Görün! Bendeki inziva, insan sevmediğim için değil, aksine insan sevdiğim için çekilme haliymiş!" diye bağırmak istiyorum. Yıllarca bilmeden söylüyordum, çok fazla insanla görüşünce (misafirlikler, ziyaretler vs de olur) insan kendini inzivaya çekmeli. Kendini meşgalelerden uzak tutup yalnızca içindeki sesi dinlemeli, diye. Şu an bu kitabı okuyunca yazarla benzer düşüncelerimizi görmek mutlu etti. İnsan harbiden yalnızlıktan çok korkuyor. Yalnız kalmamak için çevre ediniyor, yaşlanınca yalnız kalmamak için aşkı sevgiyi önemsemeden evleniyor, eş ölürse kime kalırım? diyerek çocuk yapıyor, yetmiyor birkaç tane daha yapıp evin içindeki sesi çoğaltıyor. Ses çoğalsa da yetmiyor televizyonun sesini açıyor, her akşam arkadaşı ya da ailesinden biriyle görüntülü konuşuyor, en olmadı sosyal medyada ekran kaydırıyor. Hayatımızda sürekli seslerin arkasına gizleniyoruz. Peki sessizlik olduğunda ne yapıyoruz? Kitap bana iç sesimi kaygı tetikleyici bir düşman değil de, destek verici bir benliğin müziği olduğunu öğretti. Ayrıca kadınlara yazılmış olsa da içinde iki cinse yönelik fikirlerin de bulunması, feminizmin yaptığı yanlışlardan da bahsetmesi, kimi yerde hatamızı söyleyip karşı cinse de hak vermemizi sağlaması (ufak da olsa) çok tatlı. Baya beğendim. Ve bence birine verilebilecek en iyi çeyiz hediyesi olur. (Okurken dikkate alındığı sürece) Çeviri ve yayınevi için; Çok fazla devrik cümle kullanılmış. Kitabın akışını bozuyor. Sanki çeviri taslağının düzenlemeden temize geçirilmiş hali gibi. Yazı boyutu çok büyük. Kitap sıkı bir düzenlemeden geçse daha az sayfada daha anlaşılır halde olur.
Denizden Gelen HediyeAnne Morrow Lindbergh · Teras Kitap · 2021262 okunma
7/10
·125 syf.·
2025 24. kitabı
Kadın ve erkek rollerinin yer değiştirdiği bir evren. Evren değişse bile diyaloglar halkın içinden. Yazar, romanı yazarken ince eleyip sık dokumuş, aklımıza gelmeyecek atasözlerine bile dikkat ederek değişiklikler yapmış. Yılına göre kalemi çok başarılı. Eleştireceğim tarafları ise; Kitap beklediğim gibi çıkmadı. Daha ilk sayfalardan sıkılmaya başladım. Çünkü kadın ve erkeğin yer değiştirdiğinden çok Yeşilçam'daki 'Gösterelim Anam' narası atılan kahvede geçiyor hissi verdi. Daha önce yazarın Yalan Dünya adlı romanını da okumuştum. Orada da güvensizlik, içten içe sapkınlık vardı. Bu kitapta da var. Orhan Kemal'e göre hiçbir insan güvenilir değil sanırım. Herkes, herkes için kirli arzulara sahip olabiliyor. Kitapta da bunu kadınlar üzerinden anlatmış. Tüm kadın karakterler eşine bağlı olmayan, elinin kiri diyenlerden olmasaydı, içlerinde en azından bir tane doğru bir evliliği olan ev bulunsaydı daha etkileyici olabilirdi. O onun oğluna, o onun kızına tuhaf tuhaf düşünceler... 'Sen erkeklerin ne düşündüğünü bilemezsin.' diyenlerin açık açık yazıldığı (absürt bir eleştiriyle) kitap. Yine de kimsenin sesinin çıkmadığı yıllarda eşitsizliğe, değersizliğe kalemiyle destek veren Orhan Kemal'e teşekkür ederim.
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,106 okunma
Daha iyisi gelsin, canımı yesin
10/10
·392 syf.·
Beğendi
·
2025 21. kitabı
Elizabeth'ten daha önyargılı biri varsa o, benim. Klasiklerden biri değil mi? Bildiğin de bir kitap, okumalısın. Ama yok, okumam. Sarmaz şimdi beni, aşk diyor, romantik kitap... Hele ki klasiklerden bir de... Diye diye ertelediğim o kitapla bu sene pek kıymetlim sayesinde tanıştım. Ufak(!) tehditleriyle beni destekledi ve sayesinde kitaba başladım. Büyük yanılmışım, yazar yaşıyor olsaydı gider özür dilerdim. Ya da bir gece ansızın Londra'ya uçabilecek biri olmadığımdan mail yazardım. Ama bir şekilde ulaşırdım. Gör beni Austen! Bu gece üst yetkililerden izin koparabilirsen rüyama bekliyorum. 18.yy sonu, 19.yy başında böyle mizahi, akıcı, üslubu arı bir kitap yazdığı için tebrik etmek isterdim. Ve de bunu yazan bir KADIN. Klasikler için yargım bellidir; birincisi çok sıkıcı olurlar, ikincisi toplumsal mesaj verirler, üçüncüsü yazar kadınsa kitap ekstra gereksiz yere uzun olur. O yüzden hiç beklediğim gibi değildi. Her karakter çarpıcı bir şekilde gerçekçiydi. Gereksiz mekân tasfirlerinden kaçınılmış, siz zaten biliyorsunuz denilerek es geçilmiş. Şayet bu bana keyif verdi. Kitaptaki en sevdiğim karakter ise Mary ve Mr.Bennet. Mary, kitapta en az bahsi geçen kardeşti ancak en zevk aldığım çatlaklardan da biriydi. Babasıyla diyaloglarını okumak isterdim şayet epey keyifli olacağından da eminim. Beni bu kitapla tanıştırdığın için tüm kalbimle teşekkür ederim Ay kitabeleri
Edebiyat
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Can Yayınları · 202398bin okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2025 16. kitabı
Bana göre çok sürükleyiciydi. Kafka'nın kitaplarını ne zaman okusam baş ağrısı yapar. Ancak bu kitabın başından sağ salim kalktım. Dava'yı okuduğumda K.'yı Kafka olarak düşlemedim. Bunun için çizgi romanı okurken K.'yı Kafka olarak görmek epey değişik geldi. Onun dışında olayların olduğu mekânları, mahkemeyi de çok farklı düşlüyordum. Tavan arasından hallice bir lağım faresi yuvası gibi vs. Mahkemeleri gerçekten mahkeme gibi görmek de o etkiyi veremedi bana. Sayfalarda sık sık kullanılan kuru kafa imgelerine de anlam veremedim. Saatler, rakamlar ve köstekli saatlere tamamım. Vaktin dolduğu gibi bir anlam yakalayabilirim ancak kıyıda köşede bazen de sayfanın tam merkezinde yatan, uzanan, raks eden kuru kafalar ilginçti. Yine de büyük bir emek harcanmış. Kafka okurken anlayamayan okurlar için kolaylık sağlanmış. Resmedilmesi en zor kitaplardan biri olmasına rağmen de güzel bir işçilik çıkarılmış. Tebrik eder, okumanızı öneririm.
Dava (Çizgi Roman)Franz Kafka · NTV Yayınları · 2012982 okunma