filiz

filiz
@ff_clkkk
1995
9 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Karıncaları sevmiyorum ve karınca olmayı reddediyorum
8/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Kitap, 20. yüzyıl ortalarında Türkiye’nin değişen politik dengelerine ayak uydurmaya çalışan Ermeni toplumunu ve bu toplumun bir üyesi olan genç Baret’in toplumsal bunalımla kişisel bunalımı arasında boğulup kayboluşunu anlatıyor. Hikâyenin detaylarına girmek istemiyorum; ancak modern Türkiye’nin farklı etnik gruplarından birine mensup biri olarak şunu söyleyebilirim ki Türkiye’de yaşayan herkesin bu kitabı okuması gerektiğine inanıyorum. Kitap, hayata ve yaşadığımız topluma dair farklı ve eleştirel bir bakış açısı kazandırmayı garanti ediyor. Bu kitabın benimle buluştuğu en güçlü nokta ise Baret’in hikâyesiyle kendi hikâyemin çakıştığı yerler oldu. Üç yıl önce yüksek lisans için İstanbul’a gittim. Okurken aynı zamanda çalışmak zorundaydım. İlk iki yıl, bir Ortadoğu firmasında mimar olarak görev yaptım. Her sabah Beylikdüzü’nden Halkalı’daki ofise gidip, Ortadoğu’da ultra lüks rezidanslar tasarlıyordum. Günümün en az üç saati metrobüste, genellikle ayakta geçiyordu. Şirketin kendi politikaları nedeniyle İstanbul ofisi kapanınca, bu defa Levent’te, büyük projeler üreten yerli bir firmada çalışmaya başladım. Bu kez Zincirlikuyu-Sefaköy hattında, yine ayakta geçen uzun yolculuklar yaptım. 24 saatlik bir günümden dokuz saat çalışmayı, üç saat yolu, bir saat hazırlanmayı çıkardığımda geriye ne gençliğimden ne de hayat enerjimden bir şey kalıyordu. Baret’in Nafia günleri, paralel evrende benim hikâyemin başka bir versiyonu gibiydi. Mezun olur olmaz işten ayrıldım. İstanbul’u terk edeli dört ay oldu. Şimdi geriye dönüp baktığımda, bize hep çalışkanlıklarıyla örnek gösterilen karıncalardan nefret ettiğimi fark ediyorum. Karınca olmayı reddediyorum. Aile ve hayatımın detaylarına girmeden şunu söylemek istiyorum: Sevgili Baret’i çok iyi anlıyorum Karıncaların Günbatımı
1000Kitap
Karıncaların GünbatımıZaven Biberyan · Aras Yayıncılık · 2022327 okunma
Reklam
keyifli ve düşündürücü
10/10
·110 syf.··
2025 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2025 21:38
Varoluşçu düşünürlerden Camus'un okuduğum ilk eseriydi. Kitapta ana karakterin yaşama karşı kayıtsızlığını ve bu kayıtsızlığa rağmen yaşayışını okuyoruz. Bu kayıtsızlık hali, bir yandan rahatsız edici görünürken, bir yandan da yaşamaya devam etme çabasıyla bizi sorgulamaya itiyor. Nihayetinde kitabı bitirip kenara koyduktan sonra okuduğumuz şeyler anlam buluyor. Camus’un bu eserini beğenmeyen veya anlamsız bulan kişilere gelince, bu insanların esaslı bir varlık sorgulamasına girmemiş “şanslı” bir grupta olduklarını düşünüyorum. Sonuç olarak, Camus’un bu eseri benim için düşündürücü ve sarsıcı bir okuma oldu. Hayata farklı bir gözle bakmak isteyen herkese tavsiye ederim. Albert Camus Yabancı
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,1bin okunma
Arkadaşımın bahsetmesi üzerine aldım kitabı
4/10
·477 syf.··
2025 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2025 21:40
Ve onun hatırına bitirdim :/ Rooney'in okuduğum ilk kitabıydı, diğer eserlerinde de üslubu böyle midir bilemem. Ancak bu kitapta az dram, bolca cinsellik kullanarak çağımız insanlarının sıradan hayatlarını anlatmaya çalışmış. Ne var ki hikâye, basit ve yüzeysel bir tarzla ilerliyor. Kitap, İvan ve Peter adlı iki kardeşin babalarının ölümüyle başlıyor. İvan, satranç dâhisi diye tanıtılıp ergen çocuk takıntılarından kurtulamamış problemli küçük kardeş. Peter ise ne olduğunu tam olarak anlamadığımız travmatik geçmişiyle boğuşan, işinde iyi mi kötü mü anlamadığımız bir avukat. İkisi de karmaşık ilişkiler içinde. Hikâye, üç farklı karakterin bakış açısından aktarılıyor, ancak ne karakterler derinleşiyor ne de hikâye kalıcı bir etki bırakıyor. Kitapta beni rahatsız eden bir diğer nokta, karakterlerin ilişkilerle ilgili yaklaşımlarını gerekçeleriyle öğrenirken, Peter’in hayatındaki kadınların fikirlerini onun süzgecinden dinliyor olmamız. Kurgu o kadar temelsiz ve tutarsız ki yazar da bunun farkında olduğu için bence bu iki kadını susturup onları da Peter'in ağzından bize aktarıyor. Naomi ve Slyvia karakterlerinin kişisel geçmişlerinden bahsedilmesine rağmen, hikâyenin ulaştığı noktadaki davranışlarında bu geçmişin göz ardı edilmesi, kitabın benim gözümde değerini düşüren nokta oldu. Belki de bunu kasıtlı tercih etmiştir. Diyaloglar oldukça manasız, karakter gelişimi yüzeysel. Bölüm sonlarındaki basit aforizmalar klişe bir izlenim bırakıyor. Kurgusu başlangıçta ilgi çekici görünse de, kitap genel olarak tüketim kültürünün hızına yetişmek için aceleyle tamamlanmış hissi veriyor. İntermezzo Sally Rooney
1000Kitap
İntermezzoSally Rooney · Can Yayınları · 20244,396 okunma