Fatma Feyza AKYOL

Fatma Feyza AKYOL
Öğrenci
Bilgisayar Mühendisliği
67 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
"Ağların ağı" haline dönüşüyor. İnternet devriminden bahsediyorsak, FTP'yi yani dosya transfer protokolünü, Tim BernersLee'nin insana hediye ettiği www'i yani Dünya Çapında Ağ'dan bahsetmeden olmaz. Bunları derinlemesine anlatmayı pek tabii ki isteriz fakat bu konu kitabın kapsamını aşıyor.
Sayfa 179·Kitabı okudu
Reklam
Aydınlanma meşalesini taşıyanların sonu hep hazin oldu. Gutenberg'in şirketini feshettiler, makinelerini elinden aldılar. Durmuyordu ama. Yeni ortak bulup yeni bir matbaa kurdu. O da batırıldı. Olsun, cini şişeden çıkarmış ve tarih sahnesindeki vazifesini fazlasıyla yerine getirmişti. "Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfke- sinde hedef olarak yaşadım." Bu sözler 418 yıl önce Roma'da düşüncelerinden ötürü Engizisyon Mahkemesi'nin kararıyla yakılarak öldürülen Giordano Bruno'ya aittir. Bir keşiş, filozof, matematikçi ve gökbilimci olan ve Rönesans felsefesini biçimlendiren filozofların en önemlile- rinden biri olarak kabul edilen İtalyan Bruno da matbaayı bulan Gutenberg gibidir. Kendi döneminin çok ötesine geçen aydınlanma çağı insanlarındandır. Sonradan kıymetini anlamışlardı.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Mira
İlim alanında "Mira Mücadele" denilen söz söyleme şekli asla caiz değildir. "Mira" başkasının sözlerinde veya anlamında görülen bir noksandan dolayı hemen ona itiraz edivermektir. Bu itiraz, kendini büyük görmekten ve göstermekten ileri gelir. Onun için söylenilen bir sözü hemen düzeltmeye kalkışmamalıdır. Ancak din yönünden bir yarar varsa, o zaman yumuşaklıkla ve kibarca hareket etmelidir. Bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur: لا يستكمل العبد حقيقة الإِيمَانِ حَتَّى يَدَعَ الْمِرَاءَ وَهُوَ مُحِقِّ "Kul, haklı olduğu halde bile mirâyı (yersiz mücadeleyi) terk etmedikçe, imanın hakikatını tamamlamış olmaz." Hak olan şeyde ısrarla direnmek ve büyüklük taslamak asla caiz değildir. Böyle bir durum, gösterişten, kinden, çekememezlikten ve hırstan ileri gelir. Bu, insan için pek büyük bir noksanlıktır. الحق أحق أن يتبع "Kabul edilmeye en layık olan haktır."
Sayfa 425
Çocuk ağzının içinde bir yerlerde "küsmedim" gibisinden bir şeyler geveledi. Küsmüştü oysa. Sadece küstüğünü söylemeyi gereksiz buldu. Söylememek söylemekten daha iyidi çünkü. İnsan daha üzülüyordu. Küstüğünü söylediğinde gönlünün alınmasını bekliyor, alınmadığında daha derinden kırılıyordu. Bakmıştı küstüğünü duyurmak kimseye harekete geçirmiyor, o zamanla söylemeyi bırakmıştı. Küstü ve o kadar gri ve kırıltılı bir şeydi ki, biri dikkatli baksa zaten görürdü değil mi? Kimse o kadar dikkatli bakmıyordu ve küstüğünü gören bir Allah'ın kulu yoktu. Yine de sonunda böylesine tercih etmişti çocuk. Hiç değilse söylemeyeyim ve kalbimin tamir edilmesini umarak beklemeyeyim. Çocuk büyüyünce küsmeyen ve gönlünü alınmasını beklemeyen biri olmak istedi. Kimseyi küsecek kadar önemsemeyen biri...
Sayfa 215·Kitabı okudu
Başımı göğe kaldırıyorum şimal yıldızını arıyor gözlerim o kayıp ben ise birilerinin giderken ardında bıraktığı çığlık gibi hayattayım. Gökyüzü bütün yıldızlar sönmüş gibi karanlık. Hakkıdır matem tutsun. Yağmur yağıyor yıkamıyor ama hiçbir şeyi onun da alacağı olsun
Sayfa 205·Kitabı okudu
Reklam