Fiziksel aktivitenin yaratıcı düşünce için ne kadar önemli olduğunu, bu kitapla bir daha fark etmiş oldum. Kitapta yer alan sanatçıların hemen hemen hepsinin günlük ritüellerinde bir veya iki saatlik, günde bir veya iki defa yapılan yürüyüşler yer alıyor. Gerçekten de işleyen bir zihin için işleyen bir beden gerekiyor. Dahası, yürüyüş sırasında insanın düşüncelerinin yoğunlaşması, yaratım sürecine de olumlu yansıyor.
Kalkma/ yatma saatleri, yürüme mesafeleri ve süreleri, beslenme düzenlenleri birbirlerinden farklı olsa da kitapta yer alan isimler açısından en dikkatimi çeken husus, hepsinin kendi zihinlerinin açılması için ihtiyacı olanın ne olduğunun farkında olmaları oldu. Bu açıdan bazılarına gece çalışmak verimli olurken, bazıları için verimli saatler gündüz; kimisine yemek mutluluk verirken kimisi faydayı yaşayacak kadar yemekte buluyor… Görünen o ki, iyi bir yaratım süreci, öncelikle insanın kendisini iyi tanımasıyla başlıyor…
Kitabı çok severek okudum. Sevdiğim yazarlar, ressamlar denk geldiğinde onların özel yaşamına dair bir şeyler öğrenmenin verdiği keyfin yanı sıra, ritüelleri ilgimi çektiği için merakımı uyandıran bazı isimlerle de kitap sayesinde tanışmış oldum. Tavsiye ederim.