"Penceremin her yeri yağmur damlası olmuş. Cama dokundum ama elim ıslanmadı. Çünkü onlar pencerenin dışında, oysa ben içerideyim... Onlara dokunuyorum ama ıslanmıyorum... Çünkü aslında onlara dokunamıyorum. Sadece dokunduğumu sanıyorum. Sen ve ben gibi... Birbirimize dokunuyoruz, ama aslında dokunduğumuzu sanıyoruz."
"Ama şimdi bütün sevilecek insanlar,
hepiniz,
oralar sizli, şuralar sizli,
buralar sessiz, çünkü sizsiz.
Burası dediğimiz yerler farklı,
orası dediğimiz bile,
seksende bir belki,
düşünmeye itiyor insanı bu.
Şu ya da o...
Mesela,
yıldızlarla dolu olabilir mi hâlâ,
beraber bakmadığımız bir gökyüzü?"