50 cc lik motoru satıp araba alacagimi düşünen zihniyet var 🤣fıkra bu kadar.
Şeytanla Anlaşma
Yakına uzak Fakire tuzak İnsan deneyimimden iki üç fıkra anlatmak isterim Ben deneyen Denek ben Laboratuvar masasında uzanmak isterim Hep insan olmak isterdim ya Acaba bundan kasıt mutluluğu mu isterim Mutlu olunca çürümez mi içim Peki ya yolunda tökezlediğim günahlarımı neyleyim Ayağım takılınca yere dökülmez mi dişlerim Ben kendimi neyleyim Şeytanla anlaşmamda yalnızlığı yeğlerim Ne de olsa artık insan olmak isterim Günahlarımızın üstüne beraber yeşerelim
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dün maaş günüydü
Ortama bir girişim vardı nasılsınız fakirler diye daldım tabii kısa süreli zenginlikti, bu gün maaşın ikinci günü Medine dilencisi benden daha zengin. Fıkra bu kadar.😂
Hayata Dair
Olan oluyormuş, olmayan da olmuyormuş, fıkra bu kadar :)
1000Kitap
EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA-1 FIKRA-1 SPOR MAKALESİ...
2.TÜRK DÜNYASI YAZARLAR BULUŞMASI ANKARA'DA YAPILACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 28-29-30 Haziran 2026 günlerinde, hergün 10.00-18.00 saatleri arasında;Türk Dünyası Yazarlar Birliği Derneği-Hacettepe, Ulucanlar Cezaevi Müzesi Sanat Sokağı, (Mahkum Yemekhanesi) Altındağ-Ankara adresinde, Türk Dünyası 2. Yazarlar Buluşması etkinliği yapılacaktır. Yazar Lokman Gül'ün de iştirak edeceği bu proğramı isteyen herkes ücretsiz olarak izleyebilir. Etkinliği, 2024 yılında kurulan ''Türk Dünyası Yazarlar Birliği Derneği'' yöneticileri organize etmiştir. **************************************************************************************************** SİVAS KATLİAMININ 33.YILINDA VEFAT EDEN 33 YAZAR-ŞAİR ANKARA'DA YAPILACAK BİR ŞİİR ŞÖLENİ İLE 33 ŞAİR TARAFINDAN ANILACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 1 Temmuz 2026 Çarşamba günü, saat.19.00'da;Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi (Maltepe Camii Karşısı) Ankara adresinde, Sivas katliamının 33.yılında 33 şairle birlikte katliamda vefat eden 33 kişi şiirlerle anılacaktır. Proğramda sahneye çıkıp şiir okuyacak olan şairlerin isimleri aşağıdaki şekildedir. Ozan Tesiri Abbas Koluaçık-Abbas Yurt-Ali Avcı-Ali Baştuğ-Barış Özcan-Can Yoldaşı Tolga Köksal-Çetin Gül-Dost Sadık Sadık Koca-Engin Yıldırım-Ozan Zari Ercan Uğur-Etem Karagülle-Fevzi Balkız-Hürmetli Fevzi Şahin-Gülseren Kılıç-Gülşani Hüseyin Parlak-Gürbüz Özçelik-Hakan Erol-Halil Efe Alpay-Mecnun Sayılır-Mehmet Kundak-Mesut Mutluer-Murat Gültekin-Muzaffer Şahin-Nimet Yıldız-Süleyman Özönen-Tekiner Aksoy-Tevrizi Tevriz Çiçek-Umut Yurdusar-Yusuf Yılmaz-Zahide Özkan Karakuş. Etkinlik Anadolu Halk Ozanları Kültür ve Dayanışma Derneği (ANDER)-Halk Ozanları Kültür Derneği (OZANDER) ve Tüm Ozanlar Yorumcular Derneği (TOY) yöneticileri tarafından organize
Eski Başbakan Binali Yıldırım’ın "Ben orada ne dediğini anlamadım. Çevredekiler gülünce ben de nezaket gereği güldüm" açıklaması, aslında siyaset psikolojisi açısından fıkranın kendisinden daha derin bir ifşadır. Kelimeleri duymasanız bile, ait olduğunuz veya o an paylaştığınız o şatafatlı "üst güverte" korosu güldüğünde, refleks olarak o koroya eşlik edersiniz. Çünkü o salondaki kolektif konfor ve "nezaket", aşağıda (salda) o fıkranın öznesi olan insanların haysiyetinden çok daha önceliklidir. Muhafazakar siyasi elit, ne kadar "halkın bağrından çıktık" dese de, geleneksel sermayenin o steril alanına kabul edildiğinde, oranın kurallarına ve esprilerine uyum sağlamak için o "ahlaki anesteziye" (Schadenfreude moduna) anında dahil olur. Şimdi fıkranın kendisine bakalım: Modern tıbbın, batılı rasyonalizmin ve muazzam bir sermayenin sembolü olan bir hastane açılışında, milyarder bir iş insanı kürsüye çıkıyor ve Kürt kadınını "doktorun perdenin arkasına geç soyun" komutunu anlamayan, cinselliği veya tıbbi prosedürü ilkel bir algıyla tersyüz eden komik bir figür olarak anlatıyor. Bu fıkra, egemen elitlerin taşraya ve azınlıklara bakışındaki o "Medenileştirici Misyon" kibrinin en çıplak halidir. Onların gözünde o kadın, hakları olan eşit bir vatandaş değil; modern dünyanın kurallarını bilmeyen, dolayısıyla üst güvertede viski kadehleri tokuşturulurken araya serpiştirilecek bir "eğlence/fıkra" nesnesidir. Gündüz meydanlarda kutuplaşma tiyatrosu oynayanlar, akşam lüks bir hastane açılışında yan yana oturur. Biri Kürt kadını üzerinden çiğ bir espri yapar, diğeri ise "nezaketen" ona eşlik eder. Bayraklar, isimler, bakanlar, başbakanlar değişir; ama elitlerin aşağıdakileri araçsallaştırma, küçümseme ve onların üzerinden kendi iktidarlarını tahkim etme refleksi 200 yıldır milim
Sosyoloji