fikrî sahaf

fikrî sahaf
@fikrisahaf
Puan vermedi
Willam Cuthbert Faulkner sadece yaşadığı yüzyılı değil, günümüzü de etkisi altına alan ender yazarlardan biridir. Kendini kötü bir şair olarak gördüğü için öyküye ve romana yöneldiğini söyleyen Faulkner, eserlerindeki atmosferi ve karakterleri oldukça sinematografik şekilde işlediğinden dolayı, Hollywood’da, Metro Golden Mayer’da senarist olarak da görev alır.Faulkner ağırlıklı olarak romanlarıyla tanınmış ve bu yoldaki başarısıyla 1949’da Nobel Edebiyat Ödülü’ne, 1955’te Pulitzer Ödülü’ne layık görülmüştür. Emily'e bir gül 1930’larda, ulusal bir dergide yayımlanan ilk öyküsüdür.Okurları tarafından hâlâ büyük bir ilgiyle karşılanmaya devam etmektedir. Emily’nin cenaze töreniyle, o törene eşlik eden kasabalının düşünceleriyle başlayan öykü, Emily’nin ihtiyarlığına ve ölümüne giden yolu ustalıkla anlatırken, enteresan finaliyle de Hitchcock filmi tadı verir. Yönetmen Lyndon Chubbuck’la senarist H. Kaye Dyal , 1983 yılında, öyküyü kısa filme dönüştürürler.
Emily’ye Bir GülWilliam Faulkner · Yapı Kredi Yayınları · 2019225 okunma
Reklam
"Beni anlaşılmamak delirtmedi, beni yalnızlık delirtti.Yalnız kalan delirmese de deliliğe giden yolun kıyısına gelmiştir .Kayıtsız insanlar. Onlardan ne çok nefret ediyorum .Kibirileri, kuralları, kendilerine aitlikleri ile beni nasıl da dışladılar. Onlardan olmak İçin onlar gibi yaşamalısın, onların sevdiklerini sevmeli, onların benimsediklerini benimsemeli, onların kabul edecekleri gibi eser vermelisin."
Puan vermedi·255 syf.··
2020 41. kitabı
Öncelikle kitaptan önce yazarını övmek isteyerek başlamak istiyorum bu tanıtıma. Merve Yakut ,edebiyat dünyasına yeni katılmış gencecik ve son derece başarılı bir insan. Yazarın dili son derece açık,anlaşılır,duru ve güçlü. Merve Yakut son derece karmaşık olan bu kurguyu olabildiğine basit ve akıcı bir dille yazmıştır. Görmüş olduğunuz bu kitabın kurgusu zaman zaman senaryo şeklinde yazılmış ve okuyucuya olaylar arasında süratlı bir geçiş imkanı vermiştir. Kitabın baş karakteri Cemşit Somel, filmlerle düşünen bir karakterdir. Aşık olduğu Jülide'nin hayatında yer edinebilmek için jülide'yi filmlerinin baş rol oyuncusu yapmaya karar verir. Her ne kadar bu kısım bize Türk sinemasının klasik yüzünü gösterse de yazar Emek Sineması'nın kapatılmasından yurttaş Kane'e ,muhsin beye kadar dokunarak çeşitli çıkarımlar yapmıştır. Yani sizlerin anlayacağı Merve Yakut bizi (kitabın arkasında yazdığı üzere) sinema ve edebiyatla iç içe geçmiş bir kurmacaya davet ediyor. Hem çarpıcı kurgusu hem de son derece akıcı bir dille yazılmış olan bu kitabı bir solukta okuyacaksınız.
Godard MakinesiMerve Yakut · Dedalus Kitap · 201965 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2020 1. kitabı
Zygmunt Bauman Polonya'lı bir sosyologdur. Akışkan Modernite isimli kitabında toplumu 5 ana başlık altında inceler: kurtuluş,bireysellik,zaman/mekan,emek,cemaat. Bauman akışkanlığı şöyle özetler: “ Sıvıların katılar gibi belli bir şekli yoktur. Deyim yerindeyse ne mekansal ne zamansal olarak sabit bir konumları vardır. Akışkanlar belli bir şekli uzun süre koruyamazlar; her an şekil değiştirmeye hazırdırlar” .Yazara göre akışkanlığın şekli koruyamaması da belirsizlik düzeyini artırmış bu da bireyleri güvencesizlik ve güvensizlik durumlarına sürüklemiştir. Bauman ,her şeyin hızlı bir şekilde değiştiği akışkan dünyada, bireylerin de sabit kalmasının beklenemeyeceğine vurgu yapmıştır. Bauman akışkan modernite içerisindeki iş yaşamını Daniel Cohen’in örneğiyle şöyle anlatıyor: “Kariyerine Microsoft’ta başlayan birinin, yolun onu nereye götüreceği konusunda hiçbir fikri yoktur. Ford’da ya da Renault’da işe başlayan biri ise başladığı yerden fazla ileri gidemeyeceğini bilir.” Bu noktada özellikle yazılım çağı ile birlikte belirsizliğin hakim olduğu ,bu sebeple akışkan modernite ile artık her şeyin belirsiz olduğunu her alanda vurgulamaya devam etmektedir. Bauman: "Yabancıların karşılaşması geçmişi olmayan bir haldir..Ve genellikle geleceği de yoktur, arkası gelmeyecek bir hikayedir, bir kereye mahsus rastlantıdır, o kısa an içinde ve oracıkta ,gecikmeden ve ertelemeden tüketilmesi gerekir."diyerek günümüz toplumundaki bireysel ilişkilerin son derece hızlı bir şekilde ivme kazandığını ve sonrasında ise aynı hızla hiçliğe doğru yol alarak nasıl yok olduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir. Yazar:"Uzun vadeli güvencelerin olmadığı bir ortamda tatmin makul ve hatta cazip bir seçenektir...tamirhane de durum
Akışkan ModerniteZygmunt Bauman · Can Yayınları · 2017222 okunma
"Bu derenin döküldüğü yeri, asıl kaynağını bulmak istiyorum .O yöne Yüzeceğim.Uzun zamandır sadece bunu düşünüyorum. Bundan dolayı gece boyunca gözümü bile kırpmadım. Kararımı verdim,buradan başka yerlerde neler olduğunu,hayatın nasıl olduğunu bilmek istiyorum." "Elbette bir gün hayatın sonuyla yüzleşmek zorunda kalacağım. Ama bunun bir önemi yok .Asıl mühimi benim ölümümün ya da yaşamımın başkalarının hayatını nasıl etkilemiş olacağı..."diye düşünmüş Küçük Kara Balık.
Reklam