fikrî sahaf

fikrî sahaf
@fikrisahaf
Puan vermedi
1929 tarihli "Kendine Ait Bir Oda" feminist hareketin klasik bir kitabı olarak kabul edilir.Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Konu çok somuttur: “Kadın ve Edebiyat.”Woolf’un eserini farklı kılan başka bir nokta ise hikâyesinde “bilinç akışı” yöntemini çok iyi kullanmış olmasıdır.Bu durum onun eserlerini okurken daha dikkatli okumayı gerektirmektedir. Çünkü zihninde yaptığı yolculukları takip etmek sanıldığı kadar kolay olmamaktadır.Woolf’un feminizm etkileri taşıyan bu eseri,kadınların toplumdaki yerini gözler önüne seren sanat ve cinsiyet yoğunluklu bir çalışma niteliği taşımaktadır. Kitap incelendiğinde bazen basit bir feminizm hareketi aşılarak genel olarak erkeklere karşı oluşan bir başkaldırış gözlenmektedir. Kitap, Oxbridge okumak isteyip sırf kadın olduğu için eğitimini tamamlayamayan bir kadın ile başlar. Daha sonra kadınların ev ve aile yaşamı çerçevesinde devam eder. Bu çerçevede kadını hapseden en büyük çerçeve annelik etkenidir. Zira toplum tarafından kadının en belirgin görevi çocuk bakmaktır. Toplum ve eşi tarafından belli bir kalıba sokulan kadın artık bir kaçış aramaktadır. Kadının seçimi yoktur, seçme şansı yoktur. Kitabın sonuna doğru “I” harfi ortaya çıkmaktadır. Yani kişi sürekli olarak kendisine yani ‘ben’e ulaşmaya çalışmaktadır.
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,2bin okunma
Reklam
Liderlerin suç işlemesi kendine bir kötülük olsa bile liderlerin aynı suçu işleyecek bir çok taklitçisinin olması kadar büyük bir kötülük değildir. Zira çağların tarihine yeniden bakmak istersen göreceksin ki ülkenin önde gelenleri nasılsa ülkenin kendisi de öyledir,liderlerde nasıl bir karakter değişikliği olursa, halkın başına da aynısı gelecektir. Bu, ülkelerin yönetim şeklinin müzisyenlerin melodilerindeki değişimlere benzer şekilde değiştiğini söyleyen Platon'umuzun düşüncesinden daha doğrudur. Ben ülkelerin adetlerinin ,soyluların yaşamı ile yaşam tarzındaki değişime benzer şekilde değiştiğini düşünüyorum ,dolayısıyla ,sadece kendileri kusurlara boğulmayıp aynı zamanda onları ülkeye zerk ettiklerinden ,karakteri bozuk liderler, devlet için en zararlı kimseler olarak anılmayı hak ediyor. Sadece kendileri bozularak değil, aynı zamanda başkalarını bozarak da yaralıyorlar ve İşledikleri suçlardan ziyade emsal teşkil ederek zarar veriyorlar.
Dinle oğlum, Tanrı'yı yedi kat gökler ve yedi kat yerler almaz; ama insanın kalbi alır, onun için aklını başına topla Aleksi, hiçbir zaman insan yüreğini yaralama.
Puan vermedi·352 syf.··
2020 32. kitabı
Nikos Kazancakis,20. yüzyılın en önemli Yunan felsefecilerinden ve eserleri yabancı dillere en çok çevrilmiş olan Yunan yazarlardan biridir. Yazar asıl ününe, bu romanından esinlenilerek uyarlanan ve 1964 yılında gösterime girmiş olan Michael Cacoyannis'in yönetmiş olduğu Zorba adlı sinema filmiyle kavuşmuştur. Konusu 1930'larda geçen roman, adı kitapta hiç belirtilmeyen bir yazarın ağzından anlatılır. Hayattan fazlaca bir beklentisi olmayan bu mutsuz entelektüel, bir süreliğine kendisini dinlemek ve yaşantısına çeki düzen vermek üzere kitaplarını bir kenara koyarak Yunanistan'ın Girit adasına gelir. Burada kendisine ait linyit kömürü madenleriyle de ilgilenecektir. Yazar burada aşırı davranışları olan, kaba saba ama hayata şehvetle bağlı orta yaşlı bir Yunan olan Alexis Zorba ile tanışır ve onu ustabaşı olarak işe alır. Aradan geçen birkaç aylık zamanda bu ilginç Yunan, genç yazarı derinden etkileyecektir. Zorba kendi ilginç hayat felsefesini genç yazara da kabul ettirdikçe yazarın hayata bakış açısı da yavaş yavaş değişime uğrayacaktır. Zorba'nın hayat felsefesinin bir parçası da yenilgileri umursamamaktır. Zorba'ya göre yenilgiler hayatın kaçınılmaz parçalarıdır ve ancak yenilginin sürekli olarak tadılması ile hayatın zaferlerinin tadına varılabilir.
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201420,6bin okunma
🎞"Acının kaynağı memnuniyetsizliktir, insanın o an içinde bulunduğu durumla ideal arasındaki çatışmadan doğar.” 🎞"Hayatın uyumsuzluklarla dolu olmasına karşın ruhumuz uyum diye yanıp tutuşmaz mı? İşte bu çelişki, hareketin uyarıcısı, ama aynı zamanda tüm umutlarımızın ve acılarımızın da kaynağıdır." 🎞"Kendinizi, kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin."
Reklam