fikrî sahaf

fikrî sahaf
@fikrisahaf
"Haydi bakalım düşünelim: Aslında saat insan için lüzumlu bir alettir. Köstek neye lazımdır? Saati muhafazaya yaradığına göre bu işi bir kaytan bile görebilir aslında. Hayır, iş öyle değil. Insanoğlu ister ki kendisinde, yalnız saatini muhafaza için kullanacağı kaytanın yirmi beş altın kıymeti olacak kadar servet bulunduğunu âlem görsün.
Reklam
Puan vermedi·223 syf.··
2020 30. kitabı
Ahmet Mithat Efendi, Tanzimat devrinin önde gelen yazarlarındandır. Yazı hayatına gazetecilikle başlamış olup; buna daha sonra hikaye ve roman yazarlığını da eklemiştir.Çeşitli alanlarda sayısı 150'yi bulan eserleri vardır.Yazıyı halkı eğitmek için bir araç olarak gördüğünden ansiklopedik bilgilerle dolu eserlerinde okuyucuyla diyalog halindedir.Tahtakalede'deki evinde kendi matbaasını kurup kitaplarını yayınlamaya başlamıştır.Yazılarından dolayı Abdulaziz yönetimi , Namık KEmal'lerle birlikte onu da sürgüne yollamıştır.3 yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açıp ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar. Felatun Bey ile Rakım Efendi , doğu ve batı tiplemesinin mizahla karşılaştırıldığı bir romandır. Felatun Bey,şık giyinip,gezip tozmanın peşinde,ana dilini düzgün kullanmayıp araya sürekli yabancı kelimeler sıkıştırarak konuşan Batı özentisi bir tiptir; Râkım Efendi ise çalışkan, kendini yetiştirmiş, Doğu ve Batı kültürlerini özümsemiş aydın biridir. Yazar, birbirine bütünüyle zıt bu iki tipi, çeşitli olaylar içinde oldukça mizahi bir dille karşılaştırarak ideal bir tip yaratır. Roman, batılılaşma eşiğindeki toplumun meselelerini bu yeni kültürü sindiremeyen alafranga bir tiple ortaya koyar.Kitap akıcı bir dille yazılmış,genel olarak diyaloglardan oluşan ve tek solukta okunabilen kitapların başında gelmektedir.
Felatun Bey ile Rakım EfendiAhmet Mithat Efendi · Akçağ Yayınları · 201828,2bin okunma
Puan vermedi
Diderot(1713-1784) Aydınlanma döneminin en önemli yazarlarındandır. Yazdıkları ve felsefesi Fransız Devrimi'ni hazırlamıştır. Yeni felsefi ve bilimsel düşünceleri ve bilgileri Avrupa ölçeğinde yayma amacıyla tasarlanan ünlü Ansiklopedi'nin (Encyclopédie) baş editörüydü. Birinci cildi düşün ve ülkü arkadaşı D'Alambert yayımlamıştı. İkinci ciltten başlayarak 7. cildin sonuna dek D'alambert ve Diderot birlikte editörlük yapmışlar, bu noktada d’Alambert’in editörlükten çekilmesinden sonra 35. cildin sonuna dek editörlüğü tek başına Denis Diderot yürütmüştür. Manastır yaşamının, rahibelik kurumunun genç bir rahibenin gözünden anlatıldığı bu ateşli yergi toplumsal çevre tasvirleri ve kişilik çözümlemesindeki başarılarıyla öne çıkmış ve Diderot bu romanıyla adeta devleşmiştir.Kitap, kiliseyi eleştirmek için yazılmış en cüretkâr romanlardan biridir. Hâlâ da kilisenin kara listesindedir. Kitap Marie-Suzanne Simonin isimli (16) genç bir kızın Croisemare Marki’sine başından geçenleri anlatmasıyla başlar.Suzanne,dikkat çekici bir kız olduğundan ailesi tarafından Saint Marie Manastırı'na kapatılmak istenmektedir. Fakat Suzanne buna tüm gücüyle karşı çıkmaktadır.Ailesine yenik düşen Suzanne sonunda manastıra yolllanır.Rahibelik yemini edeceği gün geldiğinde,Başpiskopos’un önünde açıkça kendi rızasıyla rahibe olmak istemediğini söyler ve bakirelik yeminini etmez. Bunun üzerine çeşitli işkencelere maruz kalır ve pek de bilinçli olmadığı bir anda yemin ettirilir, rahibe kıyafetleri giydirilir.Artık bir rahibe olmasına rağmen manastırda gördüğü işkenceler asla son bulmaz.İşkenceleri fark eden bir baş rahip onu bu dertten kurtarmak için başka bir manastıra gönderir.Suzanne,yeni manastırında baş rahibe tarafından el
RahibeDenis Diderot · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,031 okunma
Puan vermedi
Mary Wollstonecraft İngiliz yazar, filozof ve kadın hakları savunucusudur.Wollstonecraft en çok kadınların erkeklerden yaradılış icabı daha değersiz olmadığını ancak eğitimsiz oldukları için daha değersiz göründüklerini savunduğu, 1792 yılında yayımlanan Kadın Haklarının Gerekçelendirilmesi kitabıyla tanınır.Yazarın bu kitabı, ataerkil baskıya ve erkek egemen düzene kendi terimleriyle karşı çıkmış ilk feminist savunulardan biridir. [Ayrıca yazar,başka bir açıdan da öncüdür, çünkü erkeklerin tapulu malı sayılan bir alana adım atmaya cüret etmiştir: Yazı yazmak. Mary, erkeklerin üretici yaratıcı gücünü eline alarak gayet cüretkâr, devrimci bir hamlede bulunmuştur.]Hem erkeklerin hem de kadınların akıl ve muhakeme sahibi varlıklar olarak kabul edilmelerini önerirken mantık üzerine kurulu bir toplumsal düzen tahayyül eder.Mary'nin devrimci bakış açısının bir çok temel önermesi bugün güncelliğini korumasına karşın, kitap kadın sorununun menkul bir başlık olarak tarih sahnesinde henüz yerini almadığı bir dönemde yazıldığından, tutarsızlıklar ve çelişkilerin sergilendiği kısımları da içinde barındırmaktadır. Mary'e göre kapitalizm makineli üretim sayesinde insanlığın üretim kapasitesini artırmakla kalmamış, işgücüne olan ihtiyacı da arttırmış ve dolayısıyla sektör erkek işgücüyle yetinemez hâle gelmiştir. İşçinin rolünü basitleştiren makine, kadın ve çocuk emeğini nimet olarak görmeye başlamış,böylece kadınlar erkeklerle aynı özgürlüğe kavuşmuştur: Emek-gücü olarak sömürülebilme özgürlüğü. Yazarın 1700 'li yıllarda kaleme aldığı bu kitap da kadının tarihsel süreç içerisinde değişen ve değişEMEYEN toplumsal rolleri kademeli olarak bir kadının gözünden (sanki yer yer
Hukuk
Kadın Haklarının GerekçelendirilmesiMary Wollstonecraft · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,041 okunma
5/10
·204 syf.··
2020 83. kitabı
Alper Kamu 5 yaşında büyümüşte küçülmüş bir çocuktur. Roman küçük bir çocuğun ağzından anlatılmaktadır.Bir gece kapının önünde arkadaşı ile oturan Alper, kendisini aniden bir cinayetin ortasında bulur. Ve görgü tanığı olarak sorgulanmaya başlar. Bunun üzerine soruşturma dosyasını aydınlatmayı üzerine vazife edinir. Alper tekrar tekrar olay yerine gider, burada bulduğu delilleri polise vermez ,şüpheli gördüğü bir kaç mahalle sakininin evine girerek bunları sorgulayıp ağızlarından laf almayı başarır. Olay yerinde bulduğu filmi,babası fotoğrafçı olan oyun arkadaşına teslim eder ve fotoğrafları basmasını ister. Fotoğrafların basılmasıyla cinayetin iç yüzü ortaya çıkar. Bir çocuğun (5) başrolde olduğu bu roman,saatler içinde elden bırakmadan hızlıca ve keyifle okunup bitirilecek türden bir kitap.Polisiye kitap okumayı sevenlere, Hakan Günday ve Murat Menteş tadı aldığım bu kitabı okumalarını tavsiye ederim.
Oğullar ve Rencide RuhlarAlper Canıgüz · İletişim Yayınları · 202013,2bin okunma
Reklam