Adı:
Rahibe
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053326182
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Religieuse
Çeviri:
Adnan Cemgil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Denis Diderot (1713-1784): Aydınlanma döneminin en önemli yazar, düşünür, eleştirmen, çevirmen ve editörlerindendir. Çeşitli türlerde yazmış, yazdığı her türde derin izler bırakmıştır. Tiyatroya burjuva dramını, romana Kaderci Jacques ve Efendisi'ni, eleştiriye salon konuşmalarını aşan yöntemleri, kitlelere ansiklopediyi sunmuş, zamanının çok ilerisindeki düşünceleriyle de yüzyıllar boyu hem sanatsal hem de bilimsel gelişmelere ilham vermiştir. Manastır yaşamının, rahibelik kurumunun genç bir rahibenin gözünden anlatıldığı bu ateşli yergi, toplumsal çevre tasviri ve kişilik çözümlemesindeki başarılarıyla öne çıkar. Diderot'nun iki yüzyılı aşkın bir süre önce sahip olduğu iç görü, gözlem kabiliyeti ve güçlü çözümlemeler de günümüzün psikanaliz çevrelerini kendisine hayran bırakacak bir derinliğe sahiptir.
(Tanıtım Bülteninde)
Eser Suzanne tarafından, Croimare markizine yazılan bir mektup adı altında başlamakta ve böyle devam etmektedir. O anılar ki, hatırladıkça hâlâ etkisinden kurtulamadığım acı ve trajedi dolu yaşanmışlıklar içermekte. Daha ilk başlarda etkileyici ve coşkun bir yazım dili, okuru sarıp sarmalamakta.

Sorarım size, değerli okurlar! Yaşamak istemediğiniz halde, yaşamak zorunda kaldığınız bir yaşama mı, sahipsiniz? Yoksa kendi istekleriniz doğrultusunda gelişen bir yaşantınız mı, var? Evet, hangisi? Çoğunluğun benim seçimlerim bu yönde değildi ama eğilimlerim beni bu hayata zorladı, yada ebeveynlerim hayatıma yön verdi, dediklerini duyar gibiyim.

Biz insanoğlu kararlar alıp duralım, kader de örecek baş arayıp bulsun! Değil mi?Bazılarımız kadere boyun eğenlerden, bazılarımız da Suzanne gibi, hayatı pahasına da olsa bulunduğu zindandan kurtulmak adına illegal yollara başvuranlardan.

Eserde kahramanımız Suzanne'in isteği dışında ailesi tarafından, türlü türlü desiselerle Manastıra kapatılmak zorunda bırakıldığına ve rahibe olmamak adına, vermiş olduğu haklı davasına yer verilmiştir.

Asıl ironik olan, anlatılan olayların bir kurgu değil de, hakikatlerle harmanlanmış olması! Betimlemeler kurgu olamayacak kadar hakikatlere dem vurduğu için, eseri bitirince araştırma ihtiyacı hissettim. Ve nitekim de, hislerimde yanılmamışım. Netice itibarıyla, bir zamanlar yazarın kız kardeşi de manastıra kapatılmış ve delirerek nihai yaşamına son vermiş. Bu hakikati okuduğumda, nasıl sarsıldığımı anlatamam. Demek yazar çok büyük bir travma yaşamış ki, eserin de anlattıkları hissettiklerini belgeler nitelikte.

Asıl anlamakta zorlandığım yada anlayamadığım bir husus var ki, insanoğlu neden bir günahının bedelini, başka bir günahla kapatmaya çalışır. Zavallı günahkârların vicdanlarını rahatlatma eylemi midir, çevrelerine yaşattıkları onca trajedi.

Suzanne'nin annesi de, eşini ve diğer çocuklarını korumak adı altında, işlediği günahın bedelini Suzanne'ye ödetenlerden. Zavallı Suzanne tek hatası, şehvet uğruna başka bir babadan doğmak. Ve hiçbir kabahat yada suç işlemediği halde, hak etmediği bir muameleye tabii olmak.

Anlamakta akli melekelerimin bile, yetersiz kaldığı başka bir husus da, din adı altında inançların istismar edilmesi ve tertemiz, masum genç kızlarımıza yapılan zülüm ve işkencelerin reva görülmesi.
Bu yola baş koymuş olanlar hangi hakla, kendilerini Allah'ın yeryüzünde ki vekili olarak addediyorlar da, böyle insanlık dışı davranışları başka insanların üzerinde deneme gafletinde bulunuyorlar.

Ne gelir elden, Rabbim cümlemizi hidayete erdirsin demekten başka.
" İnsanların kötülükleri mermere, iyilikleri de suya yazılır. " der, Dostoyevski. Kötü olarak anılmamak ve hatalarımızdan ders almak adına, mutlaka eseri okumanızı tavsiye ederim.
Yunan yazar diderotun başarılı bi romanıydı... Hristiyanlığı, kilisede ki yaşamın ardında ki gizli kalmış gerçekliği gözler önüne seriyor burada yazar... Fakat duyumlarıma göre ateist bir yazarmış.. Acaba gerçekten objektif bir biçimde mi ele aldı kilisedeki rahibelerin yaşantısını orası tartışılır. Ama yinede okunması gereken kitaplardan diyebilirim...
İstemediği halde sürekli rahibe olmak için zorlanan genç bir kızın mücadelesidir. Çok şey anlatır şayet anlamak isterseniz. Acısına dert ortağı arayan bir kitap. Okudukça asi rahibemizin yanında olup derdine ortak, sözlerine kulak oluyorsunuz.
Gördüğüm en cesurca yazılmış kitaplardan biri.Yazar Hristiyanlığı ağır bir dille eleştirmiş.Yazarın değindiği dinsel çarpıklıkların günümüze kadar gelmesi ve devam etmesi, kitabın çağını aştığının ve aşacağının göstergesidir bence.Üslubun çok akıcı olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.Bu kitabı okuduğunuzda hem Hristiyanlık hakkında birçok şey öğreneceksiniz hem de bir rahibenin dramını yaşayacaksınız.
Saramago'nun Çatıdaki Pencere'sinde geçtiği için merakımı cezbeden kitapta; rahibe olmayı yaradılışına aykırı bulan bir genç kızın, isteği dışında gönderildiği manastırlarda çektiği sıkıntılar konu edilmiş. Anlatımda zaman zaman kopukluk olsa da tahminimden daha akıcı buldum. Cânım Saramago, güzel bir eserle buluşturdu beni. Demek ki neymiş, doğru yazarlar sizi doğru eserlere götürürmüş. Tavsiyemdir. =)
istemediği halde ailesi tarafından manastıra kapatılan suzanne'nin manastırda çektiği acılar,manastırdan kurtulduktan sonra da yakasını bırakmayan talihsizlikleri anlatılmakta.Romanın yazarı bu kitabını ,aslında rahibe olmak isteyen , genç yaşta manastırda aklını yitirerek ölen kız kardeşinin çektiği acıları dile getirmek sebebi ile yazmıştır.
17. Yüzyılda halk üzerinde etkin bir baskı kuran papa ve kiliseyi eleştiren, dönemin siyasetine özellikle yorum getiren ve bu eleştiri ve yorumları evlilik dışı dünyaya gelen ve üvey kardeşlerinden ayrılarak küçük yaşlarda mansatıra verilen RAHİBE SUSAN DE SİMONİN 'in hayatını anlatıyor..
Din yobazlarinin muhakkak okuması gereken bir kitap bu kitabın içinde kendi öz benliklerin de bulunan sapıklık, sadistlik pedofili ve bir çok yobazlıgi bulacaklardir,güzel bir şekilde kaleme alınmış katolizmi bu kadar ağır eleştiren başka kitap bulamazsınız.
- Ah genç hanım, herkes çıkarını düşünür! Yoksa aslan payını elde edemezlerdi. Bu dünyada herkes kendini düşünüyor.
Denis Diderot
Sayfa 19 - Türkiye İş Bankası
Öteki yaşam düzenlerinin de dikenleri yok mu? İnsan yalnız içinde yaşadığı durumun acılarını duyar.
Denis Diderot
Sayfa 29 - Türkiye İş Bankası
Acı gözyaşları gibi tatlı olanları da vardır. Eğer öteki dünyada da sevmek diye bir şey varsa ağlamak neden olmasın?
Denis Diderot
Sayfa 101 - Türkiye İş Bankası
Yaşam uçurumlarla dolu, ama onlara sürüklenmenin bu kadar kolay olabileceğini hiç düşünmemiştim.
Denis Diderot
Sayfa 7 - Türkiye İş Bankası
İnsan toplum yaşamı için yaratılmıştır. Onu öteki insanlardan ayırın, yalnız bırakın, kafası karışmaya , karakteri bozulmaya başlar, kalbinde binlerce saçma sapan duygu belirir, kafasında boş bir tarladaki dikenler gibi acayip düşünceler filizlenir. Bir adamı ormanda bırakın yabani olur; bir manastırda ise gereksinme düşüncesi, kölelik düşüncesiyle birleşerek insanı daha kötüleştirir: Ormandan çıkılır, manastırdan çıkılmaz; ormandaki adam özgürdür, manastırdakiyse köle. Yalnızlığa katlanmak için, sefalete katlanmaktan daha büyük ruh kuvveti gerekir herhalde; sefalet insanı aşağılar, el etek çekmeyse mahrum bırakır. Delirmek mi yeğdir, yoksa iğrenç bir şekilde mi yaşamak mı? Buna yanıt vermeye pek cesaret edemeyeceğim, ama ikisinden de sakınmak gerek.
Denis Diderot
Sayfa 123 - Türkiye İş Bankası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Rahibe
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053326182
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Religieuse
Çeviri:
Adnan Cemgil
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Denis Diderot (1713-1784): Aydınlanma döneminin en önemli yazar, düşünür, eleştirmen, çevirmen ve editörlerindendir. Çeşitli türlerde yazmış, yazdığı her türde derin izler bırakmıştır. Tiyatroya burjuva dramını, romana Kaderci Jacques ve Efendisi'ni, eleştiriye salon konuşmalarını aşan yöntemleri, kitlelere ansiklopediyi sunmuş, zamanının çok ilerisindeki düşünceleriyle de yüzyıllar boyu hem sanatsal hem de bilimsel gelişmelere ilham vermiştir. Manastır yaşamının, rahibelik kurumunun genç bir rahibenin gözünden anlatıldığı bu ateşli yergi, toplumsal çevre tasviri ve kişilik çözümlemesindeki başarılarıyla öne çıkar. Diderot'nun iki yüzyılı aşkın bir süre önce sahip olduğu iç görü, gözlem kabiliyeti ve güçlü çözümlemeler de günümüzün psikanaliz çevrelerini kendisine hayran bırakacak bir derinliğe sahiptir.
(Tanıtım Bülteninde)

Kitabı okuyanlar 87 okur

  • Uğur
  • Asya
  • Damla Çepel
  • Murat K
  • Vinicius Capra
  • çiğdem
  • Çağla Deniz Karadağ
  • Melisa Baki
  • Sena Karadaş
  • Tuba A.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.6
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.5
25-34 Yaş
%28.9
35-44 Yaş
%36.8
45-54 Yaş
%18.4
55-64 Yaş
%2.6
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%71.8
Erkek
%28.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.9 (5)
9
%10.7 (3)
8
%46.4 (13)
7
%25 (7)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0