Oyuncu
Oyun yazmanın sırrı, finalden başlamaktır. Önce şöyle sağlam bir final bulacaksın, sonra geriye doğru yazacaksın.
Not: Bu oyun oynanmaktan çok, okunmak için yazılmıştır. Sahne: Milattan önce 500'lerde Atina. Çok büyük ve boş bir amfiteatrın ortasında iki Yunanlı. Yunanlılardan biri oyuncu; diğeri yazar. Güneş batmakta. İkisi de düşüncelidir. Bu iki rol çok başar·Kitabı okudu
Alıntı
Buraya kadar Defne'nin hikâyesini okudun. Bundan sonrası bir tercih meselesi. Seçeceğin final; gerçeğe mi inanacağını, korkuyla mı yüzleşeceğini, düş gücüne mi teslim olacağını yoksa gerçeğin izini mi süreceğini belirleyecek. Sayfayı çevirme. Önce karar ver.
Sayfa 36·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Initially willing to accept a final verdict from Rome, Luther began to insist on scriptural proof that he was wrong—and even questioned papal authority over purgatory. During an eighteen-day debate in 1519 with theologian John Eck at Leipzig, Luther blurted out, “A council may sometimes err. Neither the church nor the pope can establish articles of faith. These must come from Scripture.”
Bazı ifadeler ne kadar kısa gözükseler de dünyanın en uzun hikayelerinin bile aktarmayı başaramadığı anlamları içine sığdırabilirler
Sayfa 218
Âlimin fikri neyse zikri o dur ahahaah
"La evladım," dedi sabrediyormuş gibi ve yolda tekrar durarak. "Senin kafa gidik ya, uyandığında kendini Türk, dilini Türkçe, burayı da Türkiye zannederek uyanmış olabilirsin. Anadilin gibi konuştuğun Portekizce de sana kendini ve dilini Türk sandığın için öyle geliyor olabilir. Amaaan, kime ne diyom ben ya. Yürü hadi, sana göstereyim anlatacağıma." Yürüyemedim tabi. Kaldım öylece orada yere çakılmış kaktüs gibi. Kaktüs 'bir başkadır' olan 'benim memleketimin' bitki örtüsünden değildir halbuki, neden bu benzetmeyi yapıyorum ki ben. Allah'ım, aklıma mukayyet ol. Benim memleketimin yazları sıcak ve kurak, kışları, maki bitki örtüsü, Karadeniz'de çay ve müteahhit, Ege'de ulusalcı ve bir içim su gibi kızlar.. Bizim her on senede bir yapılan darbelerimiz, gerçi en son bir köklü bir darbe yaptılar, bin seneye niyetlenerek, akabinde Galatasaray uefa kupasını aldı, sonra milli takım dünya kupasında üçüncü oldu ama Tayfun Korkut'a ayıp ettiler, elemeler boyunca herif ful oynadı her maçta, kupa kadrosuna koymadı saçını soldan sağa taradığı için milli takıma karizmasızlık kontenjanından bir türlü layık görülmeyip lagara lugara medyamın tırıvırı adamları tarafından sürekli aşağılanan oysa memleketimdeki bütün futbol adamlarını üst üste koysan yine de boyuna erişemeyecekleri Şenol Hoca. Canı sağolsun, vardır bir bildiği. Sonra zaten bir de aslanım fener şampiyonlar liginde çeyrek final oynadı, alex soldan ortaladı deyvid ortada voleyi çaktı, sonra doğalgaza geçtik, sonra cep telefonu. Bir dakka lan, benim cep telefonum vardır belki. Yokladım elimle. Saçmalamasak, yok telefon filan. Zaten burdan çekmez, baksana ipebanadaymışız, benim avea, öyle her yerden çekmiyor. Oha bak işte, her şeyi de biliyorum, ne iparonası be abi, Allahım akıma mukayyet ol. Eşhedü. Sonra.. sonrası yok.
Sayfa 34 - 9·Kitabı okuyor
Tedavisi yok. Mükkemmel bir final.
Hiçbir zaman sana ait olmaz, hiçbir yer senin olmaz. Aradığın şey seni aramaz, rüyanda gördüğün rüyasında seni görmez. Başka bir yerde ve başka bir zamanda sana ait bir şeyin olduğunu bilirsin, bu yüzden de geçmişe ait odalar ve günlerden geçip durursun. Ama doğru yerdeysen zaman farklı olur. Doğru zamandaysan yer fark­lı olur. Tedavisi yok.