Eğer finans dünyasının o sıkıcı, bol grafikli ve terimlere boğulmuş kitaplarından sıkıldıysan, Zengin Baba Yoksul Baba tam anlamıyla bir soğuk duş etkisi yaratıyor. Robert Kiyosaki, aslında hepimizin içten içe hissettiği ama bir türlü adını koyamadığı o acı gerçeği yüzümüze vuruyor: "Okulda yıllarca dirsek çürütüyoruz ama bize parayı nasıl yöneteceğimizi tek bir gün bile öğretmiyorlar." Kitap, akademisyen olan öz babasının (yoksul baba) "garanti iş, maaşlı hayat" mottosuyla, arkadaşının girişimci babasının (zengin baba) "riski yönet, parayı kölen yap" felsefesini kapıştırıyor. Kiyosaki’nin "Aldığınız o lüks araba ya da oturduğunuz ev aslında bir varlık değil, cebinizden sürekli para emen birer yükümlülüktür" iddiası, insanın ezberini öyle bir bozuyor ki kitabı okurken durup mal varlığınızı (!) sorgulamaya başlıyorsunuz. Tabii ki yazarın her dediği kusursuz bir formül değil; bazı bölümlerde fazla Amerikan rüyası kokan, fazlasıyla basite indirgenmiş tavsiyeler yok değil. Ancak kitabın asıl gücü sunduğu teknik analizlerde değil, kafamızın içindeki o "maaş kölesi" yazılımını silip yerine bir "yatırımcı" işletim sistemi kurmasında saklı. Finansal özgürlük fikrini bir hayal olmaktan çıkarıp somut bir hedef haline getiren, bittikten sonra bile insanı kendi harcama alışkanlıklarıyla hesaplaşmaya zorlayan, tam anlamıyla zihin açıcı bir başucu eseri.