Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Yüz yıldır bekler beni
bir şehirde bir kadın.
Aynı daldaydık, aynı daldaydık.
Aynı daldan düşüp ayrıldık.
Aramızda yüz yıllık zaman,
yol yüz yıllık.
Yüz yıldır alacakaranlıkta
koşuyorum ardından.
Nazım Hikmet Ran
biz
yani soğan yiyerek büyüyen dağlı hemşehrileriniz
yani sırtından vurularak dünyaya doğrulan talih
yani şırıngaların bulamadığı damarlar olarak
yani devrimden artakalan gariban coğrafya ve tarih
yani kapısı kızıl çarpılara boyanan
yani ana baba duasından gayrı
bu dünyada muradı kalmamış kimsesiz kimseler olarak
ceddimizden devşirilen gülleri
-çekilin aradan!-
ölmekse ölerek
ihanetse sırtımızdan sunacağız yârimize
Alper Gencer