Genellikle şifa bulan, kendisi için dua eden değildir. Bu çeşit dua, ön şart olarak nefis feragatini yani münzeviliğin en yüksek bir şeklini gerektirir.
Organik tesirleri olan dua, bazı özel karakterler de arz ediyor. Evvela bu dua, hiç menfaat gözetilerek yapılmaz. Tuval ressama, mermer heykeltıraşa nasıl kendini verirse, insanda öylece Allah'a sığınır. Aynı zamanda şefaat dileyerek kendisinin ve bilhassa başkalarının ihtiyaçlarını arz eder.
Duadan, bazı formüllerin makine gibi ezberi okunmasını değil, dünyanın asil ve Yüce prensibinin temaşası içinde şuurun kendinden geçmesini, mistik bir yükselişi anlamalıdır. Bu psikolojik hâl, entelektüel bir hâl değildir. Filozoflar ve ilim adamları tarafından anlaşılamıyor, yanaşılamıyor.
Bazı manevi faaliyetler dokularla organlarda, fonksiyonel olduğu kadar anatomik değişikliklerle beraber olabiliyor. Bu organik fenomenleri en değişik durumlarda görebiliyoruz ki bunların arasında dua etmek de vardır.