‘’Çocukluğumla gençliğimin İstanbul’u yalnız güzel değil, güven içinde yaşanılabilen bir yerdi. Yirmi iki yıl Beyoğlu’nda oturdum. Gençlik yıllarımda, gece yarısı, kimi zaman gece yarısından sonra, tek başıma eve dönerdim. Kimse beni rahatsız etmezdi. Ara sıra laf atanlar olurdu. Ama bir kadını küçük düşürmeyen, ince ve zarif laf atmalardı bunlar.’’