Erkeklerin büyük kısmı çok fena, çok zalim, bu muhakkak. Kadınların hepsi iyi, hepsi mazlum, bu da muhakkak. Fakat erkeklerin, sade kalbiyle ve dimağıyla yaşayan pek az kısmı var ki, onlardaki gönül temizliğini her kadında bulmak mümkün değil.
Ah, bu erkekler! Hepsinde aynı gurur, aynı kendini beğeniş. Bizim de bir kalbimiz olduğunu, bizim de ‘‘mutlaka’’ isteyeceğimiz bir şeyimiz olabileceğini, bir türlü akıllarına getirmek istemiyorlar.
...Çünkü başkasına karşı duyulan sarsılmaz duyguların üstünde durmaktan daha büyük bir işkence yok. Bu sadece anlamsız duygusal tükenmişlik döngüleriyle sonuçlanır, hem kendim hem de beni dinleyen her kimse onun için. Fakat kitaplar farklı. .... Zaman içinde, tamamen iyileşmemi sessizce bekleyerek bana bir çözüm sunarlar. Kitapların en güzel özelliklerinden biridir bu.