Nidâ

Nidâ
@flaneuseng
parti ben gülünce başlasın.
Büyüdüğümü görmek hoşuna gitmedi. Beni çıplak yakaladığında sanki bedenimden iğreniyordu. Memeleri ve kalçaları bir tehdit olarak algılıyor, erkeklerin peşimden koşmaya başlayıp derslerime ilgimi kaybedeceğimden korkuyordu şüphesiz. On dört yaşıma kadar hemen hemen tüm tartışmalarımız sokağa çıkma yasağı, giysi seçimlerim etrafında dönüyordu. Yok yere öfkeye kapılıyordu: “dışarıya ASLA böyle (bu elbiseyle, bu saç modeliyle) çıkamazsın!” Ama o kıyafet ya da saç bana normal geliyordu. İkimizin de bizi neyin beklediğini biliyorduk: O benim oğlanları baştan çıkarmaya can attığımı biliyordu, ben de onun “başıma bir felaket gelmesi”nden yani rasgele biriyle yatıp hamile kalmamdan korktuğunu biliyordum. Ölümünün beni hiç etkilemeyeceğini düşündüğüm oluyordu.
Reklam
Annemin sert mizacını, sevgi patlamalarını, sitemlerini sadece karakter özellikleri olarak düşünmeye değil, aynı zamanda onun geçmişine ve toplumsal durumuna oturtmaya çalışıyorum. Bana gerçeği yansıtma yolundaymış gibi görünen bu yazma biçimi, daha nesnel bir yaklaşım inşa ederek bireysel belleğin yalnızlığından ve karanlığından çıkmama yardımcı oluyor. Ama içimde bir şeyin direndiğini, annemi bir açıklama aramaksızın tamamen duygusal imgelerle -sevgi ya da gözyaşıyla- hatırlamamı istediğini hissediyorum.

Nidâ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
25 saatte okudu
·
2023 6. kitabı
William Blake
6.9/10 · 1.746 okunma
Seher vaktinin Kuzgun Rahipleri, artık ölüm siyahına bürünmüş halde ve boğuk sesle lanetlemesinler sevincin oğullarını. Ne temel atsın ne de çatı kursun o zalimin özgür saydığı muteber müritler. Ne de solgun dinî şehvet, isteyip de harekete geçmeyene namus adı versin! Çünkü yaşayan her şey kutsaldır.
“Meleklerin bir tek kendileri bilgeymiş gibi konuşma kibrine sahip olduklarını düşündüm hep; sistemli akıl yürütmelerden filizlenen cüretkâr bir küstahlıkla yaparlar bunu.”
Reklam