Puan vermedi·272 syf.··
2026 15. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:15
Kitabı elimden şimdi bıraktım. Sıcağı sıcağına duygularımı yazmak istedim. Ben ne okudum öyle? Çok etkilendim. İyi anlamda değil ama. Fred'in deli kişiliği, Miranda'nın çaresiz çırpınışları beni çok etkiledi ve korkuttu. Kitap bitince Fred yanımda olsaydı muhtemelen öldürürdüm. Konusundan biraz bahsedecek olursam; Fred bir memurdur, kelebek koleksiyoncusu ve asosyal bir kişiliğe sahiptir. Miranda'yı görür ve ona aşık olur. Bahisten yüklü miktarda para kazanır. Miranda'ya açılmak yerine onu kaçırır ve bir mahzene hapseder. Bundan sonraki süreçte Fred'in kendini anlattığını ve Miranda ile yaşadıklarını okuyoruz. Akabinde de Miranda'nın hissettiklerini. Miranda, Fred'i sürekli hor görür; Fred ise ilkel benliğinden asla çıkamaz. Miranda'nın sanatçı kişiliğine ve bilgili, zeki olmasına karşın Fred tam bir cahil ve sonradan görmedir. Romanı okurken ister sıradan bir öykü gibi okuyun ister metaforik olarak okuyun asla sırıtmaz. Çok yönlü bir kurgu. Kitap bitince erkeklerin ne kadar bencil ve duyarsız; kadınların da ne kadar duyarlı ve hassas olduğunu görüyorsunuz. Yukarıda da belirttiğim gibi çok etkileyici bir psikolojik gerilim kitabı kendisi. Bu türe ilginiz varsa tavsiyedir. İçim kaldırmaz diyorsanız, aman ha, derim.
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma
《 FRANSIZ TEĞMEN'İN KADINI 》
Puan vermedi·480 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:02
Fransız Teğmen'in Kadını, Victoria döneminde, aşk maskesi altında anlatılan bir ihanet hikâyesidir. Bu esere sadece ihanet hikâyesi de diyemeyiz. Eser, toplum tarafından dışlanan bir kadının bu durumu özgürlüğe dönüştürmesini de anlatır. Sarah'a yapıştırılan "Fransız Teğmen'in Kadını" yaftasını o, bir direnişe dönüştürür ve bu durumu özgürlüğü adına kullanır. Charles'ın bireyselliği penceresinden baktığımızda ise kitap, kimlik bulma ve kişinin bireysel hayatını kurma mücadelesi olarak anlatılır. Victoria dönemi, ikiyüzlülüğün tavan yaptığı bir dönemdir. Toplumsal yapıda katı ahlaki kuralları olan ve bunu biçimlendirdiği sınıflara göre şekillendiren riyakâr bir dönemdir. Yazar bu dönemi, arka planda tüm kılcallarına inmek suretiyle kurgu içinde eriterek anlatır. Victoria toplumu, Sarah'ın Fransız bir teğmene olan aşkını fahişelik olarak nitelendirir. Sarah bunu kabullenir gibi görünerek bu durumu özgürlüğü adına kullanır ve kim olmak istiyorsa o şekilde davranır.Toplum onu etiketleyerek köleleştirdiğini zannederken o, özgürlüğünün kraliçesi olarak yoluna devam eder. Buraya kadar Sarah'ın hakkını verdiysek şimdi biraz da kızmam gerekiyor çünkü Sarah bazı yanlışlar yapıyor. Ne olursa olsun özgürlük yalan söylemek değildir. Bireylerin özgürlüğü başkalarının sınırına dokunana kadar vardır. Yani ben özgürüm istediğimi yaparım diyerek birinin duygularıyla oynamak, yalanla yanlışla birinin hayatından ve zamanından çalmak hırsızlıktır. Bu özgürlük değil, hadsizliktir. Bu mevzu din konusundan çok insanlık ve vicdan ile alakalıdır. İnsanın kendini tanıması, ne istediğini bilmesi ve tanıdığı kadarıyla bunu dürüstçe ifade etmesi çok önemlidir. Bu konuda İbrahim Tenekeci'nin bir cümlesi zihnimde yankılanır, der ki: "Yalan insana mahsustur ama insani değildir." Özgürlük elbette
Roman
Fransız Teğmenin KadınıJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20203,034 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
5/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:30
I never thought that one day I would read and finish this book, but here I am — I read it, I finished it, and just as I expected, it turned out exactly that way. The Love Hypothesis is a book full of clichés but with the “I’m going to break the clichés” kind of attitude. I’m not even sure where to start. I don’t know if I actually liked the book, but I enjoyed reading it. It flowed really well, so I can’t complain about that part. However, Olive constantly talking about how big Adam was started to annoy me. I wanted to tell her, “Yes, we get it, he’s a big guy. You don’t have to remind us every ten seconds!” After that, their dialogues… I don’t know, they felt really ridiculous to me. It was less of a romantic comedy and more of a romantic nonsense kind of story. But it was the type of book that didn’t require much thought, was easy to read, and flowed nicely. I already know that once I finished it, I wouldn’t think about it again. The movie adaptation is coming. I’m not sure if I’ll watch it, but maybe I will just to clear my mind and have something easy to watch. Bir gün bu kitabı okuyup ve bitireceğimi hiç düşünmezdim ama işte buradayım, okudum ve bitirdim ve tahmin ettiğim gibi oldu. Klişelerle dolu ama ben klişeleri yıkmaya karar verdim havası ile love hypothesis kitabı. Nereden başlasam emin değilim. Kitabı beğendim mi, ondan bile emin değilim ama okurken keyif aldım, yani akıp gitti okurken. O kısımda bir sorun yoktu ama olive'in sürekli adam ne kadar büyük demesi sinir bozucuydu. Kendisine gidip evet anladık, o büyük biri. Bunu her on saniyede bize hatırlatmana gerek yok! Sonrasında aralarındaki diyaloglar, bilmiyorum çok saçma geldi. Romantik komediden çok, romantik saçmalıklar üzerine bir kurguydu ama kafayı yormayan, akan ve bittiğinde bir daha
The Love HypothesisAli Hazelwood · Berkley Books · 20214,940 okunma
Puan vermedi·688 syf.··
2026 72. kitabı
Bu zamana kadar okuduğum romanlar arasında kalıba sokamayacağım kadar sürükleyici merak uyandırıcı bir kitap sadece anlatımı çok iyi giderken sonunun böyle havada kalması veya okuyucunun hayaline bırakılması can sıkıcı .
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,726 okunma
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 13:13
Kitabın benimle yaşıt olduğunu duymaktan etkilenmiştim ancak öğrendim ki aslında 1950'lerde yazılmaya başlanmış. Okuması zor olduğu salınsa da (belki de sayfa sayısı yüzünden) o kadar da zor değil ancak aklında başka şeyler varken, dalıp gitmişken okunacak bir kitap değil. Benim tabirimle çerez kitaplardan biri asla değil. Çok zevk aldım. Ancak okumak biraz uzun sürdü gerek sayfa sayısı, gerekse dikkat dağıtıcılar yüzünden. Büyücü, yazarın çıraklık eserim dediği bir kitap. O yüzden Koleksiyoncu'yu okumak için Fowles' a biraz ara vermem gerekiyor. Psikolojik tahliller, kafa karıştıran metinler var. Bitince de biraz afallamış,hayata adapte olmaya zorlanmış olarak kalakaldım.
BüyücüJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20242,726 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 71. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:08
Bu kitap hakkında ne düşündüğümü tek bir cümleyle özetlemem gerekirse ne çok sevebildim ne de tamamen sevemedim diyebilirim. Okurken sürekli bir mesafe hissi vardı..Hani bırakmak istemiyorsun ama tam anlamıyla içine de giremiyorsun ya, öyle bir şey. Özellikle kitabın ilk 200 sayfası benim için gerçekten zorlayıcıydı. Hikaye bir türlü akmıyormuş gibi geldi, karakterlerle bağ kurmakta oldukça zorlandım ve bazı yerlerde acaba ben mi anlamıyorum? diye düşündüğüm de oldu. Yazarın anlatım tarzı bilinçli olarak ağır ve detaylı belki ama bu durum okuma isteğimi zaman zaman düşürdü. Belki de bu yüzden araya çokça kitap girdi . Buna rağmen kitabı tamamen kötü de bulamıyorum. İlerledikçe anlatının farklılaştığını, özellikle yazarın okurla kurduğu ilişkiyi ilginç bir hale getirdiğini fark ettim. Hikayenin klasik bir aşk romanı gibi başlayıp sonra bundan sapması hoşuma gitti diyebilirim. Yine de bu farklılık her okuyucuya hitap eder mi emin değilim. Karakterler konusunda da biraz kararsız kaldım. Ne tamamen etkileyiciydiler ne de tamamen yüzeysel. Sanki bilinçli olarak mesafeli yazılmış gibiydiler ve bu da benim onlara bağlanmamı zorlaştırdı. Velhasıl ruhsal dönemim bu kitap için uygun düşmedi..
1000Kitap
Fransız Teğmenin KadınıJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 20203,034 okunma