flyingstar

Siz hiç gazetede, "Kocası karısına tecavüz etti" diye haber okudunuz mu? Evliyken olan tecavüzü kimse tecavüzden saymaz. Cilve falan sanıyorlar herhal: Tecoş! Aaa, ben de kocama laf ettirmem. Ne de olsa nikahlı tecavüzcüm.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

flyingstar

, bir kitap okudu
9/10
·242 syf.·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2019 22:38
·
2019 4. kitabı
Oya Baydar
8.2/10 · 547 okunma
... henüz havadan sudan konuşuyorlardı: Yıkılan duvarlardan, yıkılan ülkelerden, birliklerden, hayallerden; geride bıraktıkları, özlemle, kederle hatırladıkları bir şeylerden; yıkıntılardan, acılardan, kuşku ve korkulardan... "Şu insanların sorunları bizimkilerden de büyük. Çaresizlikleri de. Hep bir şeyler hayal ediyorlar, bir şeyler yapmak istiyorlar. Hiç ulaşamayacakları hedeflere yöneliyor, o hedefleri kaybettikleri zaman yıkılıyorlar. Kurtarıcılık peşindeler. Dünyayı, insanları, hatta kedileri kurtarma peşinde. Oysa kimseyi kurtarabildikleri yok. Hatta kendilerini bile.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Eve insanlar doldular. Yoldaş, itilip kakıldığı, rahatının kaçtığı, yemeğinin, suyunun unutulduğu bu kalabalığı hiç sevmedi. Soğuk kış günleriydi. Canı dışarı çıkmak istemiyordu. Karyola, minder altlarına sığınıp, hep aynı şeyleri aynı öfkeli ve umutsuz sesle tekrarlayan bu insanlardan korunmaya çalışıyordu. Saklandığı yerden gözleyebildiğinde, sahibinin hep aynı köşede, aynı eski koltukta hareketsiz oturduğunu ve sustuğunu görüyordu. Sanki, o gazete haberini okuduğu gece attığı anlatılmaz çığlıkla birlikte, bütün sesi, bütün gücü ve nefesi onu terk etmiş gibiydi. Sonra kimseler gelip gitmemeye başladı. Evde yapayalnız, artık bir daha tekrarlanmayan acı bir çığlığın yankısı ve kısa pantolonla bırakılıp da bir gazete köşesinde göğsünde bir kurşunla bulunan delikanlı bir oğulun hayaliyle baş başa kaldılar. Sahibi birbirine eklenen, bitmeyen derin uykulara yattı. Kaç kedi ayı, belki de yılı geçti aradan... Bir daha kaleye çıkan merdivenli sokaklardan; denizden esen imbatın, insanları ve kedileri nasıl yumuşacık okşadığından; kedilerin patilerine ceviz kabuğu takan kısa pantolonlu, saçları dağınık, haşarı bir oğlandan; hayalden, umuttan, sevinçten hiç söz etmedi. Ölümün, suçluluğun, çaresizliğin kederi doldurdu küçük sürgün evini. Bazen uykularından uyanıp onunla eskiden yaptığı gibi konuşup dertleşmeye çalışsa da, bir daha hiçbir şey, hiçbir zaman eskiden olduğu gibi olmadı.
Sayfa 60·Kitabı okudu
Bedenimiz, kaderimiz başkalarına ait. Bağımsız, özgür değiliz. Kedilerin özgür yaratıklar olduğu masalını onları tutsak eden insanlar uydurmuş olmalı.
Sayfa 20·Kitabı okudu