'Birini gerçekten sevmekle onu sevme fikrini sevmek arasında çok büyük fark vardır.' Gillian Flynn
"Keskin Şeyler" , Gillian Flynn
8 bölümlük mini diziye başladığımda en fazla gece 3-4 gibi bırakıp ertesi gün devam ederim diye, kendime pek de inanmayarak bir plan yaptım ve diziyi fulleyip uyumaya geçtiğimde sabah 9 civarıydı. Hemen uyuyamadım tabii, bir süre diziyi kafamda evirdim çevirdim. Uyandım, kahveden önce bir süre daha aynısını yaptım. Kahveden sonra youtube'da inceleme videolarına baktım. Sonra, kitap ve dizi arasındaki farklardan başlayıp karakterlerle ilgili çeşitli psikolojik sorular ve bazı sosyolojik değerlendirmelere varan bir yelpazede yapay zekayla bir miktar hasbihal ettim. İnsanın, kendine harika çıkarımlar yaptığı için övgüler sıralayıp teşekkür eden, üstüne de daha önce duymamış olduğu bilgilerle sohbeti zenginleştiren dijital deccalimsi bir şeyle sohbet edesi de geliyor sonuçta. Nihayetinde bu akşam itibariyle kitaba da başlamış bulunuyorum, arkaplanda youtube'dan bulduğum bir "suspenseful creepy music for reading..." müzik videosu eşliğinde. İlginç şekilde müzik dizinin müziklerini andırıyor, daha bir tatlı oldu böyle. Kitapta da beni güzel bir sürpriz bekliyormuş meğer. Henüz fazla ilerlemedim ama anlatımı, kalemi (ve ayrıca çevirisi) o kadar iyi ki. Kendimi çok önceleri okumuş olduğum, uzun süredir kafam dolu olduğundan geri dönmeye çekindiğim modern klasik batı edebiyatı yazı stili içinde bulmuş oldum. Böyle pat diye içine düştüğüme göre herhalde bundan sonra über-modern, diğer deyişle alabildiğine basit anlatımlı kitaplara biraz ara verebilirim. Belki de ara vermem, onlarla devam ederim..Yarının bir başka skandal gündemiyle kendimi nasıl bir hayatta bulacağıma ve bilinçaltı ve üstümün, ya da genel olarak beyin organımın bununla nasıl başa çıkacağına bağlı. Neyse şu an bulunduğum yerden memnunum. Elimde nefis bir yazı, kulağımda "şüphe uyandıran, ürkütücü" müzik...Biraz
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hangi popüler roman ne kadar sürede yazıldı? 1. Çizgili Pijamalı Çocuk, John Boyne (2.5 Gün) 2. Dr. Jekyll ve Bay Hyde’in Tuhaf Hikayesi, Robert Louis Stevenson (6 Gün) 3. Otomatik Portakal, Anthony Burgess (3 Hafta) 4. Sherlock Holmes – Kızıl Dosya, Sir Arthur Conan Doyle (3 Hafta) 5. Noel Şarkısı, Charles Dickens (6 Hafta) 6. Döşeğimde Ölürken, William Faulkner (6 Hafta) 7. Casino Royale, Ian Fleming (2 Ay) 8. Alacakaranlık, Stephenie Meyer (3 Ay) 9. Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupéry (6 Ay) 10. Büyük Umutlar, Charles Dickens (8 Ay) 11. Uğultulu Tepeler, Emily Brontë (9 Ay) 12. David Copperfield, Charles Dickens (19 Ay) 13. 1984, George Orwell (1 Yıl) 14. Oz Büyücüsü, Frank Baum (1 Yıl)
Edebiyat
Bir küçük karakalem işimiz :)
Uyku bir kedi gibidir: Sadece görmezden gelirseniz size gelir. Gillian Flynn
1000Kitap
İnsanlık tarihi boyunca kabul gören "her yeni neslin, ebeveynlerinden daha yüksek zeka seviyesine sahip olduğu" gerçeği, son yapılan araştırmalarla geçerliliğini yitirdi. Norveç'teki Ragnar Frisch Ekonomik Araştırmalar Merkezi'nin yürüttüğü kapsamlı çalışma, bu yükseliş trendinin tersine döndüğünü ortaya koydu. Araştırma sonuçlarına göre, 1981-1996 yılları arasında doğan Y kuşağı, kendisinden sonra gelen ve 1997-2012 yılları arasını kapsayan Z kuşağından daha yüksek IQ skorlarına sahip. Bu durum, tarihte kaydedilen ilk zeka gerilemesi olarak dikkat çekiyor. Bilim dünyasında "Tersine Flynn Etkisi" olarak adlandırılan bu fenomen, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan ve 730 bin IQ testinin incelendiği devasa bir çalışmayla da doğrulandı. Veriler, Y kuşağından sonra gelen her yeni nesilde ortalama 7 puanlık bir düşüş yaşandığını gösteriyor. Uzmanlar, bu düşüşün genetik veya biyolojik bir sebebi olmadığını özellikle vurguluyor. Nedenler tamamen çevresel faktörlere dayanıyor: Eğitim kalitesindeki değişimler, kitap okuma alışkanlığının azalması ve ekran odaklı dijital yaşam tarzının, genç nesillerin analitik zeka gelişimini olumsuz etkilediği düşünülüyor.
Hayata Dair
Film Önerisi
🎬 The Dig (2021) Yönetmen: Simon Stone Oyuncular: Carey Mulligan, Ralph Fiennes, Lily James, Johnny Flynn Tür: Tarihi Dram / Biyografi Süre: 1 saat 52 dakika Platform: Netflix ⸻ 🧭 Konu Özeti The Dig, 1939 yılında İngiltere’nin Suffolk bölgesinde geçen, gerçek bir hikâyeye dayanan etkileyici bir dönem filmidir. Zengin bir dul olan Edith Pretty (Carey Mulligan), arazisinde bulunan gizemli toprak tümsekleri kazması için amatör arkeolog Basil Brown (Ralph Fiennes)’ı işe alır. Kazı ilerledikçe, İngiltere tarihinin en büyük arkeolojik keşiflerinden biri olan Sutton Hoo gemi mezarı gün yüzüne çıkar. Bu buluş, yalnızca geçmişin sırlarını değil; karakterlerin kendi yaşamlarındaki kırılganlıkları, savaş öncesi korkularını ve ölümün kaçınılmazlığını da ortaya çıkarır. ⸻ 💬 Temalar • Zaman ve ölümsüzlük: Toprağın altındaki geçmiş ile insanların ölümlülüğü arasındaki şiirsel bağlantı. • Toplumsal sınıf farkı: Basil’in köylü kökeni ile Edith’in aristokrat statüsü arasındaki dengeli ama kırılgan ilişki. • Bilim, tutku ve anlam arayışı: Bilginin sınırlarını zorlayan bir keşfin insan ruhunda bıraktığı izler. ⸻ 🎥 Görsel ve Teknik Özellikler • Sinematografi, İngiltere’nin sisli kırsal manzaralarını pastel tonlarla sunuyor; görseller adeta bir tablo hissi yaratıyor. • Yönetmen Simon Stone, minimalist diyaloglar ve sessizliklerle karakterlerin iç dünyasını ön plana çıkarıyor. • Müzikler, zamanın akışını ve duygusal ağırlığı hissettiren yumuşak piyano ve yaylı kompozisyonlardan oluşuyor.