ᴋᴀᴅᴇʀ ᴄ̧ᴀʀᴘışᴍᴀsı 𝟼𝟸𝟺sғ.
Fatih Murat Arsal yine yapmış yapacağını.
Adam resmen duygu mühendisliği okumuş gibi yazıyor.Kalemi öyle akıcı ki sayfalar ilerlemiyor, akıyor.Hadi bir bölüm daha dersin de bir bakmışsın gece olmuş, çay/kahve soğumuş, ev halkı uyumuş sen okuyorsun.
Hikâye sadece bir aşk hikâyesi değil bu arada, yanlış anlaşılma olmasın. Bu bildiğin kaderle inatlaşma, geçmişle yüzleşme, sırlar, yaralar, gurur, tutku ne ararsan var. Duygusal yoğunluk desen var, merak unsuru desen o da var. Karakterler mi? Sinir oluyorsun ama bırakamıyorsun. Yapma be kızım diyorsun, oğlum sus artık diyorsun ama kitabı da elinden bırakamıyorsun. Çünkü yazar onları o kadar gerçek yazmış ki, sanki yan komşu gibiler. Asansör beklerken karşılaşmak mümkün. Şu detayı da söylemeden geçemeyeceğim Fatih Murat Arsal’ın anlatımındaki o sinematografik hava mükemmel. Sahne gözünün önünde canlanıyor. Okumuyorsun, izliyorsun , yaşıyorsun resmen. Zaten yazarın en güçlü yanlarından biri bu duyguyu sadece yazmıyor, hissettiriyor.
Okurken hem iç çekeceksin hem de yazarın kafasının içini merak ediyorum diyeceksin.
Çünkü gerçekten bu kurgu, bu duygu geçişleri, bu karakter derinliği tesadüf değil.
Yeni yılın ilk kitabını canım arkadaşım @seldaca.comments ile elbette FMA olarak seçtik.Bütün bir ay boyunca kitabı bölüm bölüm okuduk , ama ne okuma ! Bir bölüm Selda okuyor, peşine ben okuyorum +1 bölüm daha ilerliyorum, bir sinir harbi dayanamadım, merak ettim mevzuları sonra aynı şekilde , her bölümde bir ayrı sohbet kitabın analizi aman yarabbim kitap dile gelse bu kadar olurdu. Ayrıca bu kitabı bana hediye eden de canım arkadaşım Selda'm Bende hemen fuarda bir buluşma ayarlayarak kendisini Fatih Murat Arsal ile görüntülü görüştürdüm. Unutulmaz bir anısı da ayrıca oldu.
Neyse uzun oldu ama