"Yetişkinlerde ve çocuklarda, ama özellikle çocuklarda, özellikle kişiler arası ilişkilerle ilgili hayati bilgilerin iletildiği ve alındığı esas araç duygulardır."
Yalnızlık, kendinde huzur bulmayı öğrenerek azaltılabilir, böylece başkalarının sizi onaylamasına o kadar bağımlı olmazsınız ama aynı zamanda başkalarını arar ve onlara kendinizi açarsınız. Yine de yalnızlık zaman zaman kaçınılmaz olarak tokat gibi çarpacaktır. Bu, sorumluluğunu almanız gereken bir yalnızlıktır. Çünkü her şeye rağmen, bu sizin yalnızlığınız.
İyi hissettiğim kısım deli olmadığımdı. Sonuçta, bir psikiyatrist deli olmadığımı söylemişti. Bianca'nın teşhisini düşündüm, "Yapbozunun tüm parçaları mantıklı bir açıklama veriyor." Bu kadarı doğruydu ama bu açıklamayla tatmin olmamıştım.
“Modern” insan yeniye ve değişime çok düşkün bir profil çiziyor. En azından gençler. Ama belki de dünyada hiçbir şey yeni değil ve hiçbir şey değişmiyor. Esas aldığımız tasnife göre totaliterizm modern bir fenomen sayılıyor, fakat gerçekte öyle değil. Tarihî örnekleri epeyce eskilerde karşımıza çıkabiliyor. Teorisi de öyle. Platon geliştirdiği sınırlı komünizm fikriyle ilk totaliterizm filozofuydu. Dağılmakta, çökmekte olan şehri Atina'daki vaziyetten memmuniyetsizdi. Onun esin kaynağı, yine Antik Yunan'daki disiplinli Sparta'ydı. Platon üç katmanlı (sınıflı) bir ideal toplum teorisi geliştirdi. Koruyucu-yönetici sınıf için özel bir yaşama ve eğitim modeli öngördü. Atina toplumu onların öncülüğünde totaliter bir model olacaktı. Ancak, totaliterizm teorisi değilse de pratiği Platon’dan önce doğdu. Antik Mısır’da, M.Ö. 5. ve 4. Yüzyıl’daki Ortadoğu toplumlarında totaliterizm yaşandı.”
Sana bugün bir mektup yazdım:
En çok
En çok güllerden söz ettim
Saydam, renksiz, özgür güllerden
Bir gül olmak korkusundan
Nedenini hatırlamıyorum ama ağladım
Sağda solda yakılıp unutulmuş sönmüş sigaralar
'Canım..' diye başlanılıp
Yarım bırakılmış bir sürü kâğıt parçası
ruh parçası aşk parçası
buğu parçası haz parçası
paramparça içime paramparça bir kış gelmiş biliyor musun ben daima
Kışları saklanırım kan
Kan ödüldür açıkçası