Bak, Lotte ! Bana ölümün sarhoşluğunu tattıra cak olan o soğuk ve korkunç kadehi elim titremeden alıyorum. Onu bana sen uzatıyorsun, ben de alırken hiç duraklamıyorum. Hayatımın bütün istekleri ve ümitleri böylece yerine geldi.Ölümün çelikten kapısını vurmak öylesine titretici ve çetin ki!
Ben yalnızlığın ta kendisiyim.Niçin benden korkuyorsun? dedi.Senden korkmuyorum dedim.
…
Fırtınanın gürültüsüne benzer bir sesle kahkaha atarak güldü.Sonra:Sen ödleğin tekisin:Benden korkuyorsun,benden korkmaktan dahi korkuyorsun,bu yüzden korkun iki kat artıyor.Ancak sen,örümcek ağından bile zayıf bir aldatmaca ardına sığınarak korkunu benden saklamaya çalışıyor,beni hem güldürüyor hem de kızdırıyorsun , dedi.
Mat.7:1 “Başkasını yargılamayın ki,siz de yargılanmayasınız.
Mat.7:2 Çünkü nasıl yargılarsanız öyle yargılanacaksınız.Hangi ölçekle verirseniz,aynı ölçekle alacaksınız.
Mat.7:3 Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği farketmezsin?
Mat.7:4 Kendi gözünde mertek varken kardeşine nasıl, <İzin ver,gözündeki çöpü çıkarayım’ dersin?
Mat.7:5 Seni ikiyüzlü! Önce kendi gözündeki merteği çıkar,o zaman kardeşinin gözündeki çöpü çıkarmak için daha iyi görürsün.