Puan vermedi·352 syf.··
2026 4110. kitabı
Wulf Dorn'un kitaplarını sevme nedenim, psikolojik gerilim ile gizemi bir araya getirirken okuyucunun zihniyle oynamayı çok iyi başarması. Fobi de tam olarak böyle bir kitaptı. Daha ilk sayfalardan itibaren insanın içine yerleşen o huzursuzluk hissi kitap boyunca hiç kaybolmadı. Düşünsenize; bir gece eşinizin eve geldiğini sanıyorsunuz ama karşınızdaki kişinin eşiniz olmadığını anlıyorsunuz. Üstelik bu yabancı adam eşinizin arabasıyla gelmiş, onun anahtarıyla kapıyı açmış ve onun kıyafetlerini giymiş. En korkuncu ise, size sanki gerçekten karısıymışsınız gibi davranıyor olması. Kitabın çıkış noktası bile tek başına oldukça ürperticiydi. Ben daha ilk bölümden itibaren Sarah'nın yaşadığı çaresizliği ve korkuyu hissettim. Sarah karakterini sevdim çünkü klasik korku hikâyelerindeki gibi sürekli hata yapan ya da mantıksız davranan bir karakter değildi. Oğlu Harvey'i korumak için verdiği mücadele oldukça gerçekçi geldi. Bir anne olarak yaşadığı korku, panik ve çaresizlik çok iyi aktarılmıştı. Özellikle evin içinde geçen ilk bölümler o kadar gerilimliydi ki kitabı elimden bırakmak istemedim.
FobiWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20164,845 okunma
Yeni fobi yükleniyor ...
Puan vermedi·352 syf.··
2026 44. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:51
Gece yarısıydı, kocası iş gezisine gitmemiş miydi, neden beklediğinden erken eve dönmüştü? Yataktan kalktı ve alt kata onu karşılamaya indi. Kocası mutfakta bişeyler atıştırıyordu. Adam karısını görünce hafifçe gülümsedi. Fakat bu adam kadının kocası değildi... Okurken nefesimi tuttuğum sayfalar oldu, iliklerime kadar hissettim tüm gerilimi, inanılmaz güzel başladı kitap ama ortalarda biraz duruldu sakinledi. Sonlarda ise empati duygumun sınırlarını zorladı. Karakterleri anlarken hatta o adama(eve giren yabancı) bile hak verirken buldum kendimi.Aktı gitti sürükleyici ve sinema tadındaydı. Wulf Dorn'un yazarlığa başlamadan yaklaşık yirmi yıl boyunca psikiyatri kliniklerinde çalışmış olduğunu öğrendiğimde, kitaplarının bu kadar etkileyici olmasının sebebini daha iyi anladım. Fobi okuduğum beşinci kitabıydı ve kesinlikle sonuncusu olmayacak.
FobiWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20164,845 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne olurdu 90% Ateist bir ülkede yaşasaydım
Puan vermedi·%54 (168/310 syf.)·
"Zorunluluktan doğmuş olan yamyamlık, sonraki bir evrede, dini bir kurum halini alır ve bu biçimiyle, önceki dönemlerde yamyamlığı kuşkusuz uygulamış olan fakat evrimin teokratik evresine varmamış kabilelerde kaybolurken, buralarda daha uzun süre varlığını sürdürdü. Çocuk katli ve ana babanın terki konusunda da aynı saptamayı yapmak gerekir." Müge Anlı'da çocuğunu günahları silinsin diye öldüren bir kadın görmüştüm, din bu kadar gelişmiş(?) toplumda bile hâlâ kabile hayatı yaşamaya sebep oluyor. Dinlerden korkuyorum. Belki de fobi oluştu. Lütfen bir sabah uyanayım ve dünyadan tüm dinler silinmiş olsun.
Din
Karşılıklı YardımlaşmaPyotr Kropotkin · Kaos Yayınevi · 2001147 okunma
7/10
·352 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:44
allahu ekberli bomba sahnesi makara miydi ya hahaha orasi haricinde guzel kitapti sonda biraz sacmalamis yani sanki bitirmek icin yazilmis gibiydi ama okuttu batmadi
FobiWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20164,845 okunma
9/10
·352 syf.··
2026 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 16:08
Yazarını uzun süredir duymuştum ama okumak bir türlü kısmet olmamıştı. Açıkçası kitaptan klasik bir suç-gerilim hikâyesi, cinayet, intikam ve katil gibi öğeler bekliyordum; fakat aslında kitap çok daha farklı bir yönüyle etkileyici. Psikolojik gerilim ve dram unsurları ağırlıklı, ama buna rağmen öyle akıcı bir anlatımı var ki, sayfaları merak ve gizemle çeviriyorsunuz. Kitap boyunca karaktere kızdım, sinirlendim ve “Amaç ne bunun?” diye düşündüm. Fakat hikâyenin sonunda, karakterin hayat hikayesini ve motivasyonlarını öğrendikçe ona karşı hissettiklerim tamamen değişti. O an, karakterin yaşadıkları ve seçimleriyle ne kadar insani ve kırılgan olduğunu anlamak, kitabın bende yarattığı etkiyi daha da derinleştirdi. Bu kitap, sadece sürükleyici bir hikâye sunmakla kalmıyor, aynı zamanda insan psikolojisini, hayattaki seçimlerimizi ve empati kurmayı düşündürüyor. Hikâyenin dramatik yönü ve karakterin iç dünyası öylesine güçlü ki, okurken hem merakla ilerliyorsunuz hem de duygusal olarak etkileniyorsunuz. Sonuç olarak, beklentimden farklı bir türde olmasına rağmen kitabı çok beğendim ve kesinlikle tavsiye ederim. Hem akıcı hem de düşündürücü bir deneyim arayanlar için ideal bir eser.
FobiWulf Dorn · Pegasus Yayınları · 20164,845 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 21:38
Sigmund Freud’un “Küçük Hans” adlı vakası, psikanalitik kuramın çocukluk nevrozlarını açıklama biçimini somutlaştıran en çarpıcı metinlerden biridir. Bir çocuğun at fobisini çözümleme girişimi gibi gözükse de, bilinçdışının aile içi dinamikler üzerinden nasıl yapılandığını gösteren niteliktedir. Freud’un, Hans’ın korkusunu yüzeysel bir travmanın sonucu olarak değil, Oidipus Kompleksi çerçevesinde, babaya yönelik rekabet ve anneye duyulan bastırılmış arzu üzerinden okuması, psikanalizin temel varsayımını, yani semptomun simgesel bir dil olduğu fikrini oldukça iddialı bir şekilde ortaya sürüyor. Freud’un doğrudan hastayla değil, babanın aktarımları aracılığıyla ilerleyen dolaylı analiz yönteminin hem epistemolojik bir kırılganlık hem de kuramsal bir cesaret barındırmasıdır; çünkü Hans’ın atlara yönelik korkusunun, aslında babanın otoritesine duyulan ambivalansın yer değiştirmiş bir temsili olarak yorumlanması, psikanalizin yorumlayıcı gücünü gösterdiği kadar, metnin spekülatif yönünü de açığa çıkarır. Freud’un çocuğun dilindeki her detayı; atın ağzındaki gem, düşme korkusu, sokakta karşılaşma anksiyetesi birer bilinçdışı işaret olarak çözümlemesi, kitabı bir vaka incelemesi olmaktan çıkarıp, neredeyse edebi bir çözümleme metnine dönüştürürken, psikanalizin bilim ile anlatı arasındaki muğlak sınırda nasıl konumlandığını da düşündürüyor. Zira Hans’ın korkusu çözülürken aslında çözülen şey sadece fobi değil, çocukluk öznesinin arzuyla kurduğu karmaşık ilişkidir. Freud eleştirel bir mesafe koyarak yorumlarının, çocuğun gerçek deneyimlerinden ziyade kuramın ön kabullerini doğrulama eğilimi taşıdığı hissi, metnin akademik güvenilirliğini tartışmaya açıyor. Fakat Küçük Hans'ın psikanalitik düşüncenin gelişiminde vazgeçilmez bir eşik olduğunu inkâr etmek mümkün değildir. İnsan
1000Kitap
Küçük HansSigmund Freud · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,454 okunma