📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Felsefe ile şiir arasındaki ilişkilere gelmek zorunda
kalıyoruz hep - önemli bir ilk fark şu:
Felsefe ile şiirin ilişkileri üzerine şiir yazılamaz,
oysa felsefe yapılabilir - işte :
şiir yazılır; felsefe yapılır.
Şiirin yapılması, zaten, yazılmasıdır -
oysa felsefe, 'önce' yapılır, 'sonra' (olabilirse) yazılır.
Ortaklık, ikisinin de (önce) yaşanması -
çünkü şu da doğru : şiir, yazılma (yani yapılma) anında
zaten/hala yaşanmaktadır - - yazılması, zaten,
yaşanmasıdır -; oysa felsefe, yapılması sırasında
belki/hala yaşanmaktadır, ama yazıldığında,
arhk, işte, yaşanmamaktadır.
Felsefe hep bir metin (bir tümce ve kavram dizgesi)
olarak çıkar ortaya - ama, hep, ardında
(belli-belirsiz de olsa) belirgin bir kişinin durduğu
bir metindir bu: Felsefe okuru (başarılı bir okursa),
hep bir kişi görür okuduklarının ardında -
tümce tümce, kavram kavram ilerledikçe,
kişiliği; sanki yüz hatları, hatta konuşma biçimi
belirginleşen bir kişi : belli-belirsiz; ama, belirgin.
Öyle ki, bu kişi şimdi kapıdan içeri girecek olsaydı,
okur onu tanırdı.