Hiddetten ağzım köpürmüşken biraz yüzüme gülüp, önüme bir bardak şekerli çay sürerek gönlümü alırsınız, belki hemen o anda yelkenleri suya indirirdim. Üstelik duygulanırdım da; ama ihtimal, sonradan kendi kendime kızar, utancımdan aylarca uykularımdan olurdum. Huyum böyleydi işte..
"Gözleri kudretten sürmeli, güzel biriydi. Bakışlarını derinleştirip büsbütün anlamlı kılan tuhaf bir çekingenliği vardı. Lakin entipüften şeylerle uğraşmakta, pireyi hemencecik deve yapmakta üstüne yoktu. Çevresinde fevri kararlar almasıyla meşhurdu, zaten hayatı da büyük hasarlara yol açan bu fevri kararlarla onların doğurduğu pişmanlıklardan ibaretti.."
"Ben kötülük edenle kötülüğe maruz kalana aynı yüz ifadesiyle bakamam, her ikisine de gülümseyemem diyorum size. Bunu yaparsam o zaman da kendi yüzüme bakamam diyorum."