"was du ererbt von deinen vätern hast, erwirb es, um es zu besitzen“ --- babalarinin mirasindan kalani yeniden kazan, gercekten sahip olmak icin ona.
"the more clearly you become conscious of the frailty, vanity, and dream-like quality of all things, the more clearly will you also become conscious of the eternity of your own inner being.”
"jeder wahre selbstdenker also gleicht insofern einem monarchen: er ist unmittelbar und erkennt niemanden über sich. seine urtheile, wie die beschlüsse eines monarchen, entspringen seiner eigenen souverainen nacht und gehen unmittelbar von ihm selbst aus. er nimmt auf die autorität ebenso wenig rücksicht wie ein monarch auf einen befehl; nichts ist gültig, es sei denn, er hat es selbst autorisiert." --- kendi kendisine dusunen her gercek ve ozgun dusunur bu olcude bir kral gibidir; onun iktidari mutlaktir ve kendi uzerinde kimseyi tanimaz. onun yargilarinin kokeni, tipki kraliyet buyruklari gibi, kendi mutlak iktidaridir ve dogrudan kendisinden kaynaklanir. bir kral bir buyrugu ne kadar dikkate alirsa, o da otoriteyi o kadar kaale alir; kendisi yetki vermedikce yahut onaylamadikca hicbir seyin gecerliligi yoktur. diger yandan her turden yaygin goruse, otoriteye kulak veren ve onyargilarin etkisi altinda kalan siradan kafalar ise bu bakimindan yasalara ve buyruklara sessizce itaat eden kalabalik gibidir.
ek olarak, ahmet aydogan'a ait olan sunus:
okumak insana ne kazandirir?
.."insan tum diger canlilar gibi dogdugunda o kadar bir ve butun, o kadar derli toplu haldedir ki o butunun icinde hicbir sey ayrilik gayrilik tasimaz. bu birlik ve butunluktur bir bakima onu o caresiz halinde yasatan. ne zaman ki o butunun icinden kendisini cikarir ve ona "ben" der, kendisiyle geri kalan her sey arasinda ilk yarik acilmis olur. ve "ben"