"Evet, kusurluydu. Fakat gönül meselelerinde bunun ne önemi var? Biz insanlar bir şeyi sevdik mi severiz. Mantığın bunda yeri yoktur. Hattâ mantıksız sevgi pek çok açıdan gerçek sevgidir. Sevmek için bir sebep oldu mu herkes sevebilir. Böyle bir şey cebinize bir peni koymanız kadar doğaldır. Ama bir sebep olmadan sevmek... Kusurları bilip onları da sevmek... İşte bu nadir, saf ve mükemmel bir şeydir."
“21. yüzyıla has bir cadı avı başlayalı çok oldu. Ama soru soran zihinler için bu kutsal “sürtük” mertebesine erişmenin yolunun nerelerden geçtiği hâlâ bütün gizemini koruyor."
"Her ne kadar erkekler de var olan ya da var olduğu düşünülen cinsel eylemleri üzerinden “hovarda” ya da epey demode olan “gönül avcısı” gibi kelimelerle tanımlanıyor olsa da bu kelimelerin hiçbirinin aşağılayıcı olmadığını söylemek gerekir. Aksine bunlar erkekler için birer onur nişanesidir. Erkeklerin kendilerini cinsel olarak ifade etmelerini sınırlayan kültürel ve dinî kısıtlama çok daha azdır. Dolayısıyla böyle tanımlamalar, erkekleri kadınları cezalandırdığı gibi cezalandırmaz. “Sürtük” ve “hovarda”nın çağrıştırdıkları arasındaki fark, var olan cinsel çifte standardı görünür kılar; erkekler cinsel eylemleri için ödüllendirilirken kadınlar cinsel eylemleri yüzünden cezalandırılır."
Yüzyıllar boyunca “cadı” kelimesi kadınları cezalandırmak ve kadının cinselliğini kontrol etmek için kullanıldı diyebiliriz. Artık aynı şekilde kadını lanetleyen başka bir etiket moda,“sürtük“.