Hikâye gerçekten çok sürükleyici. Sürekli bir merak duygusu var; bir şeyler olacak hissi hiç kaybolmuyor. Olayları farklı karakterlerin gözünden okumak, zaman içinde ileri geri gitmek gibi anlatım teknikleri de bence çok iyi kullanılmış. Karakter sayısı fazla ama buna rağmen hikâye kopmuyor.
Yazarın kalemini gerçekten çok beğendim. Anlatım dili güçlü, hayal gücü de oldukça etkileyici. Hikâyeyi kurma biçiminde ciddi bir zeka olduğunu hissediyorsunuz.
Ama benim için asıl sorun finaldi. Kitap boyunca bu kadar yüksek tempoyla ilerleyen bir hikâyenin sonunun bu kadar basit bağlanması beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Sanki bütün o gerilim ve merak bir anda bırakılmış gibi hissettirdi. Daha güçlü, daha doyurucu bir final beklerdim.
Kitap çok uzun değil ama içinde dolaşan fikirler oldukça yoğun. Voltaire burada bilgi, inanç ve insanın kendinden emin halleri üzerine sakin ama net bir sorgulama yapıyor.
En hoşuma giden şey, bunu yaparken kimseye yukarıdan bakmaması oldu. Bir fikri savunuyor evet, özellikle de aklı merkeze koyuyor; ama bunu bağırarak değil, sorular sorarak yapıyor. “Bundan gerçekten emin miyiz?” diye düşündürüyor. Bence kitabın gücü de burada.
Voltaire’in deist bakış açısı metin boyunca hissediliyor. Tanrı fikrini tamamen reddetmiyor ama insanların bu konuda ne kadar kesin konuştuğunu da hafifçe sorguluyor. Ben inanç konusunda daha mesafeli bir yerde duran biri olarak bazı noktalarda farklı düşündüm ama bu, okuma keyfimi azaltmadı.
Dili sade, akışı rahat ama alt metni güçlü. Kısa bir kitap olmasına rağmen üzerinde durup düşünmek gerekiyor. Benim için hem akıcı hem de zihinsel olarak besleyici bir okumaydı.
Cahil FilozofVoltaire · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20203,217 okunma