-elif c:-

-elif c:-
@framenko
20 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
9/10
·520 syf.··
2021 1. kitabı
·
206 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2021 21:05
Martin Eden kendi halinde, denizci ve geçinmeye çalışan birisi. Ruth ile karşılaştıktan ve ona aşık olduktan sonra onun bilgisine, eğitimine layık olmak istiyor ve aslında Martin'in yolu burada bambaşka bir hal alıyor. Edebiyata ve yazmaya olan tutkusu ile dergilerden kazanacağı paranın hayali onda bitmek bilmeyen bir azim yaratıyor. Öyle ki son parasını dergilere göndermek için postane puluna harcadığı oluyor. Ruth'un Martin Eden'in hayallerine destek olmaması, ona bu yolda başarılı olacağına dair güven duymaması ve Martin'i bir kalıba sokmaya çalışması bu ilişkinin bir imtihanı aslında. Hayalinin yolunda gerçekleri gören, farkındalıkla kendini tüketen, hayallerinde kaybolan, kazandıkça kaybeden bir roman kahramanı.. Kitabı bitirdiğimde açıkçası tuhaf hissettim. Hayatın bir noktasında çok istediğimiz bir şeyin günü gelip gerçekleştiğinde içimizde zerre bir duygu olmaması durumunu düşündüm ve hayattan beklentilerimi dile getirme şeklim değişti. Umarım istediğimiz şeyler hayırlısıysa olur ve içimizdeki yaşama hevesini hiç kaybetmeyiz.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,6bin okunma
Reklam
9/10
·392 syf.··
2020 12. kitabı
Şuanki zaman için gerçekleşmesi olanaksız görülen ama ilerleyen zamanlar için bunların nasıl olanaklı hale gelebileceğini neden sonuçlarla güzel bir dille anlatmış yazar. 15 konu işlenmiş ve bu konular 1-2 ve 3.sınıf olanaksızlık olarak sınıflandırılmış. En çok keyif aldığım kısım 1.sınıf olanaksızlıklar kısmıydı. Film, diziler ve kitaplarda gördüğümüz o uçuk bilimkurgu senaryolarıyla daha içiçe olduğumuz için belki bu kısmı daha bir keyif alarak okudum. Michio Kaku güncel her şeyi takip etmiş ve verdiği örneklerle bambaşka şeyler okuma, izleme isteği uyandırdı. Kitabın ilgi çekici kısmı yazarın okuduğu kitaptaki, izlediği filmdeki geçen olayları burada 'acaba olabilir mi' diye sorgulaması bu açıdan anlatımı özgün ve eğlenceli kılmış.
Olanaksızın FiziğiMichio Kaku · Odtü Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. · 2016523 okunma
8/10
·280 syf.··
2020 11. kitabı
Goriot Babanın hayattaki tek mutluluğu iki kızının varlığı, onların mutlu olması. Kızlarının zor durumlarında düşünmeden elinde avucunda ne varsa satıp onlara veren Goriot Baba, onlardan ayrı bir yerde Madam Vauquer'in pansiyonunda kalmaktadır. Damatlarıyla aralarındaki sorunlardan dolayı kızlarını yalnızken ziyaret eden Goriot Baba kızlarının bu adamlarla evli olmasından şikayetçi. Zaten damatlara Goriot Babanın kim olduğunu sordukları zaman 'para babası' diye cevap vermelerinden onların ne tür bir insan oldukları anlaşılıyor...Madam Vauquer'in pansiyonunda kalan bir başka kişi hukuk öğrencisi Rastignac. Kitabın bi bölümünde Rastignac'ın para kazanma hırsından söz ediliyor.  Sosyeteye adım atışı, burada geçen sahte ilişkiler ve Goriot Babanın kızı Delphin ile tanışıp bir ilişki içine girmeleri. Bu yüzden Rastignac ve Goriot Baba arasında bir samimiyet başlıyor. Başlarda Rastignac, Goriot Babadan bir enerji alamasa da onu tanıdıkça ona karşı duyduğu sevgi, saygı artıyor. Kızlarının kendilerini çaresiz bir duruma sokmaları, babaları için elinden geleni yaptıklarını düşünmeleri insanı boğuk bir hisse bırakıyor acaba daha iyisi olabilir miydi diye. Kitabı okurken kendime sürekli şunu tekrarladım 'önce insan olmak gerek tüm hakikatiyle.'
Goriot BabaHonore de Balzac · İskele Yayıncılık · 201618,6bin okunma
8/10
·80 syf.··
2020 8. kitabı
Stefan Zweig'in 5 öyküsünden oluşan bu kitapta insanların ruhsal durumları ön planda tutulmuş ve her öyküde ruhsal bunalımdan kaynaklanan bir yaşamdan vazgeçiş söz konusu. Nişan öyküsü aklıma piyanist filmini getirdi. Akıcı, güzel tasvirlenmiş bir kitap.
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202181,9bin okunma
8/10
·80 syf.··
2020 7. kitabı
Cemile karakteri geleneklerin dışında hareket eden, kimseden lafını esirgemeyen, nerede, nasıl mutluysa öyle davranan biri. O döneme göre Cemile uçuk kaçık biri olarak görülüyor; ancak insanlara da kendisini sevdiriyor güzelliğiyle, tavrıyla. O dönemlerdeki kadınlar eşlerini savaşa gönderdikleri için yaşadıkları yerlerdeki düzeni daha çok kadınlar sağlıyor. Cemile de bunlardan biri. Ancak Cemile kocasından gelen mektupları ilgisizlikle okuyor, sanki hissedemediği duyguların varlığını bu sefer de bulamamış gibi. Mektupta herkesin halini hatrını sorup en sona bir cümleyle 'Cemile'ye selamlar' yazıyo olması hayal kırıklığı yaşatmış Cemile'ye. Bunun böyle olması aslında o dönemde 'elalem böyle uygun görmüş, karısına özel mektup yazamaz çünkü yakışık almaz' düşünce tarzından geliyor. Bir gün Cemile'nin çuval sırtlayıp arabaya yükleme işine yardım etmesini istiyorlar. Bu işe Cemile, Seyit (eşinin üvey kardeşi) ve Danyar girişiyor. Danyar savaştan yeni dönmüş sessiz, sakin, düşünceleriyle uzaklara dalıp giden birisi. Başlarda Cemile ve Seyit, Danyar'a karşı alaycı bir tavırla yaklaşsalar da daha sonrasında Danyar'ın söylediği türkülerle ona bambaşka bir gözle bakmaya başlıyorlar. Sanki Danyar türkü söyledikçe içlerinde yapmak isteyip de yapamadıkları şeyleri, hissedemedikleri duyguları içlerinde hissediyorlar. Kitap Seyit'in ağzından anlatıldığı için Cemile'nin türküden sonraki hisleri, kafasından nelerin geçtiği hakkında bir bilgi yok. Ancak diyebiliriz ki olmuş bir şeyler Cemile'ye...
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,4bin okunma
Reklam