Goriot Baba

Honore de Balzac
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·280 syf.··
2020 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2020 12:14
Peygamberin (sav) en sevdiğim ikazlarından birisidir; "Sevdiğinizi ölçülü seviniz. Nefret ettiğinizden ölçülü nefret ediniz." Rasulullah hep haklı. Neyi haddimizden fazla sevdik, neyi bizim sandıysak, elimizden kayıp gidişine, imtihanımız oluşuna şahit olduk hep. Mösyö Goriot da, evlatlarını ölçüsüz seven, sırf kendinden meydana geldiler diye kızlarını kendisinin sanan bir baba. Ebeveynlik zor zanaat, özellikle ölçülü olmak konusunda. Goriot Baba başta çokça imrenilen, evlatlarına duyduğu sevgisiyle insanı kendisine hayran bırakan bir adam. Ancak yorgun ömrünün neticesinde kendisi de, okuyucu da kabul ediyor ki, Cibran'ın bahsettiği gibi, evlatlarımız Allah'ın kızları ve oğullarıdır, anne babalar yalnız vasıta. Balzac bu kitap sayfaları arasında gezdirirken, 18. yüzyıl Paris'ine, sosyal sınıf çatışmalarına, çetrefilli kadın erkek ilişkilerine ve bütün süsüne püsüne rağmen insanlığın gerçek ve makyajla değiştirilemeyecek çirkin suratına konuk ediyor okurunu. Klasikleri okumak zordur, bilirim. Hatta bu kitabın içine de inat ederek ancak girebildim. Ama inanın, bu kırık süruru, bu "geç kaldım ama nihayet tanıştım" hissini, bu zamanlar arası farklılık ve benzerliklere şehadetin lezzetini başka herhangi bir eylem ile tecrübe edebileceğimizi sanmıyorum. Zaruri diyecek yetkinlikte değilim ama, klasik okumak iyidir, kanaatimce elzemdir. Sevgi ile...
Goriot BabaHonore de Balzac · İskele Yayıncılık · 201618,6bin okunma
9/10
·280 syf.·
Beğendi
·
2020 52. kitabı
Paris'in basit sosyeteliğini, insanların alçaklığını, kanun denilen o kati yargılamanın ne kadar saçma işlediğini, Hayatın acı gerçeklerini ve Baba olmanın fedakarlığını nakış nakış işlemiş olan mükemmel naçizane bir eser. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · İskele Yayıncılık · 201618,6bin okunma
7/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2020 48. kitabı
Goriot Baba 15.03.2020 Çocuklarına düşkün bir babanın ölümünde ki yalnızlığını, dönemin sınıf çatışmalarını,karakterlerin bu sınıflara dahil olma planlarını ve yüzyıllar geçse de hiçbir şeyin değişmediğini okuyacaksınız. . Başta adapte olmak biraz zorladı ama kısa sürede akıcılık başlıyor.Eugene karakterini beğendim.
Goriot BabaHonore de Balzac · İskele Yayıncılık · 201618,6bin okunma
8/10
·280 syf.··
2020 11. kitabı
Goriot Babanın hayattaki tek mutluluğu iki kızının varlığı, onların mutlu olması. Kızlarının zor durumlarında düşünmeden elinde avucunda ne varsa satıp onlara veren Goriot Baba, onlardan ayrı bir yerde Madam Vauquer'in pansiyonunda kalmaktadır. Damatlarıyla aralarındaki sorunlardan dolayı kızlarını yalnızken ziyaret eden Goriot Baba kızlarının bu adamlarla evli olmasından şikayetçi. Zaten damatlara Goriot Babanın kim olduğunu sordukları zaman 'para babası' diye cevap vermelerinden onların ne tür bir insan oldukları anlaşılıyor...Madam Vauquer'in pansiyonunda kalan bir başka kişi hukuk öğrencisi Rastignac. Kitabın bi bölümünde Rastignac'ın para kazanma hırsından söz ediliyor.  Sosyeteye adım atışı, burada geçen sahte ilişkiler ve Goriot Babanın kızı Delphin ile tanışıp bir ilişki içine girmeleri. Bu yüzden Rastignac ve Goriot Baba arasında bir samimiyet başlıyor. Başlarda Rastignac, Goriot Babadan bir enerji alamasa da onu tanıdıkça ona karşı duyduğu sevgi, saygı artıyor. Kızlarının kendilerini çaresiz bir duruma sokmaları, babaları için elinden geleni yaptıklarını düşünmeleri insanı boğuk bir hisse bırakıyor acaba daha iyisi olabilir miydi diye. Kitabı okurken kendime sürekli şunu tekrarladım 'önce insan olmak gerek tüm hakikatiyle.'
Goriot BabaHonore de Balzac · İskele Yayıncılık · 201618,6bin okunma
7/10
·280 syf.·
2020 11. kitabı
“karakter romanı” özelliği taşıyan realist akımın başarılı bir örneğidir. Fransa’daki sınıf ayrımını, alt tabaka ile üst tabaka arasındaki derin uçurumu, insanlığın dramlarını anlatır. Balzac, romanları ile bütün bir “ İnsanlık Komedyası “ oluşturmak istemiş, Goriot Baba romanının da bu maksatla yazmış, Goriot Baba'dan sonra yazdığı eserlerdeki tüm karakterleri birbiriyle ilişkilendirmeye çalışarak bu amacına ulaşmak istemiştir. Bu nedenle Goriot Baba, yazarın kafasındaki “ İnsanlık Komedyası “ planın ilk parçası olmaktadır. Hayatını kızlarına adamış zengin bir fabrikatör Mösyö Goriot'un Madam Vauquer Pansiyonu'na yerleşmesinden sonra her şeyini kızlarının zevki uğruna kaybetmesi süreci anlatılır.  Bu pansiyona yerleşmesi ile kızlarının sonu gelmeyen isteklerini yerine getirmek için servetini git gide bitirmekte olan Goriot Baba’nın maddi ve manevi olarak tükenişi... Eugene de Rastignac, soylu ancak fakir düşmüş bir aileden gelen bir hukuk öğrencisidir. Mösyö Goriot'la aynı pansiyonda kalan Rastignac, aynı zamanda kuzeni olan Madam de Beausent'in adını bir anahtar gibi kullanarak Paris'in en gözde salonlarına girecek, Mösyö Goriot'un kızları Madam de Restaud ve Madam Delphine de Nucingen'le de tanışır. Goriot Baba’nın tüm servetini kızlarının önüne serdikten sonra günden güne düşüşü, saygınlığını kaybedişi, damatları yüzünden kızlarına hasret kalışı, ucuz bir pansiyon odasında kızlarını görememenin üzüntü ve acısıyla kıvranarak can verişi anlatır roman.
Goriot BabaHonore de Balzac · İskele Yayıncılık · 201618,6bin okunma
Birisi bizim için gerçekten değerliyse, bunu ondan suçmuş gibi gizlemeliyiz!
8/10
·288 syf.··
2023 32. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 01:00
Arthur Schopenhauer'ın bu sözüyle başlamak istedim incelememe. Zira eserin ana fikrini bir cümle ile anlatmak isteseydim daha iyi bir cümle kuramazdım diye düşünüyorum. Bir şeyi fark ettiniz mi? Birine kıymet verdiğinizi hissettirdiğiniz anda onun gözünde giderek basitleşmeye başlıyorsunuz. Çantada keklik olma durumu gibi sanki... Bu sevgi sıradan bir hâle geliyor ve karşınızdaki buna kayıtsızlık göstermeye başlıyor. Hele bu sevginin dozu fazlaysa, ona mahkûmmuş izlenimi dahi veriyorsunuz. Kimin için yaşıyorsunuz bu hayatı? Öyle söyleşi olsun diye değil tüm ciddiyetiyle soruyorum. Gerçekten kulak verip tüm kalbinizle düşündüğünüzde eminim çok azınız "kendim için" cevabını verebilir bu soruya. Çok azımız kendi hayallerimizin peşinden özgürce yürüyebiliyoruz. Tüm bunları bir düşünün. Goriot Baba Kitabımızın başkahramanı... Eşinin kaybının ardından bütün varlığını kızlarının mutluluğuna adar. Onların mutluluğunu kendi mutluluğu sayar. Ve bu durum bazı hatalar silsilesini beraberinde getirir. Eserin henüz ikinci sayfasında diyor ki: "Her şey o kadar gerçektir ki, herkes bu dramda kendinden, hatta kendi yüreğinden bir şeyler bulabilir!" İddialı bir giriş. Ama bir o kadar da haklı! Bu dramda kendinizden bir şeyler bulacaksınız! Ama az ama çok, mutlaka bulacaksınız! Kimi insan çocuğundan vurgun yer hayata, Kimisi babasından, Kimisi sevdiğinden, Neticede herkes en kıymetlisi ile sınanır. Yaranızı deşecek yaralar burada! "İnsan anadan, yardan, serden geçer de evlattan geçebilir mi?"
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
8/10
·304 syf.··
2025 200. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 19:10
Goriot Baba – Honoré de Balzac Goriot Baba benim için sadece bir baba-kız hikâyesi değil, sevginin nasıl sömürülebileceğini ve insanın kendi duygularıyla nasıl yavaş yavaş tükenebileceğini gösteren çok ağır bir roman oldu. Balzac bu kitapta, fedakârlığın kutsallığını değil, sınırı olmadığında nasıl yıkıcı bir hâl alabildiğini anlatıyor. Goriot Baba’nın kızlarına duyduğu sevgi başta dokunaklı geliyor. Onlar için her şeyden vazgeçmiş olması, kendini tamamen geri plana atması ilk bakışta “iyi bir baba” imajı yaratıyor. Ama roman ilerledikçe bu sevginin tek taraflı ve dengesiz bir hâl aldığını görmek insanın içini acıtıyor. Kızlarının ilgisi azaldıkça, Goriot Baba daha çok vermeye, daha çok yok olmaya başlıyor. Beni en çok sarsan şey, kızların kötülüğünden çok Goriot Baba’nın körlüğü oldu. Sevilmek için sürekli bir şeyler vermek zorunda hissetmesi, sevgiyi fedakârlıkla eşitlemesi ve karşılıksızlığa rağmen vazgeçememesi çok tanıdık geldi. Balzac burada sadece bir baba figürü değil, sevgiyi yanlış yerlerde ve yanlış biçimde arayan insanları anlatıyor. Romanın arka planında Paris toplumu çok güçlü bir şekilde hissediliyor. Para, statü ve sosyal çevre neredeyse her şeyin önüne geçiyor. İnsan ilişkileri bile çıkar üzerinden şekilleniyor. Goriot Baba’nın değeri de kızlarının hayatındaki “işlevi” kadar var. Bu gerçek, romanın en acı taraflarından biri. Rastignac karakteri ise hikâyeye ayrı bir boyut katıyor. Onun gözünden bu dünyayı görmek, ahlaki çürümenin nasıl normalleştiğini anlamamı sağladı. Roman boyunca bir yandan Goriot Baba’ya üzülürken, diğer yandan Rastignac’ın bu düzene ayak uydurma hâlini izlemek insanı rahatsız ediyor ama düşündürüyor. Goriot Baba’yı bitirdiğimde içimde kalan şey büyük bir hüzün oldu. Bu roman bana sevginin her zaman yüce bir duygu olmadığını,
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
Sınırsız sunulan sevgi, sevgi değildir!
9/10
·288 syf.··
2022 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 20:38
Kuşkusuz dünya ve Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden biri de Realist Edebiyat Akımı’nın öncüsü kabul edilen Honore de Balzac’tır. Cemil Meriç onun için, “Dünyada romanın kaderini çizen Balzac’tır. Balzac’ın romanı bir sosyolojidir”* sözlerini kullanıyor. Gerçekten de Balzac, kaleme aldığı yüzün üzerindeki eserinde Fransız toplumunu bütün yönleriyle romanlaştırıyor. Öyle ki romanlarında yer verdiği karakterlerinin üzerinden tüm Fransız toplumunun fotoğrafını çekerek yaşadığı dönemi adeta insanoğlunun gözleri önüne seriyor.  • • • Bu yönüyle onun, dünyada en çok tanınan ve okunan eserlerinin başında, “Vadideki Zambak”la birlikte “Goriot Baba” geliyor. Balzac bu romanında, kızlarını hastalık derecesinde seven Goriot Babayla, taşradan Paris’e gelen ve üst sınıfa çıkmak için ihtirasla yanıp tutuşan yoksul bir hukuk öğrencisi Eugene de Rastignac’ın hikâyesini anlatıyor. Bir şehriye ve un tüccarı olan Goriot Baba, eşini genç yaşta kaybediyor ve bir daha evlenmiyor. Kendisini tutkuyla bağlandığı iki kızını yetiştirmeye adıyor. Onlara sevgisini sınırsızca sunuyor ve en iyi eğitimleri aldırıyor. Zamanı geldiğinde de onları üst sınıftan insanlarla evlendiriyor. Tüm yaşamını ve servetini kızları için harcamasına rağmen beklediği ilgiyi ve sevgiyi hiçbir zaman göremiyor.            • • • Doğrusu Balzac, pedagoji ve psikolojinin günümüzdeki kadar gelişmediği bir dönemde Goriot Baba’nın hikâyesi üzerinden çocuk yetiştirmede dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda okura önemli ipuçları veriyor. Çocukların her istediğini sınırsızca yapmanın, sevgiyi sınırsızca sunmanın, hastalık derecesinde çocuklara bağlılığın onların karakter, kişilik ve kimlik gelişiminde doğru bir tutum olmadığını gösteriyor. Çocukların her istediğini yapmakla iyi bir baba olunamayacağının mesajını veriyor. Eugene
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
Balzac
9/10
·304 syf.··
2024 16. kitabı
·
253 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2024 21:06
Honore de Balzac'ın 1835 yılında yayımladığı romanıdır. Kitabı çok uzun zaman önce yarım bırakmıştım, burada kitabın herhangi bir kusuru yoktur çünkü insan her zaman aynı ruh durumunda olmuyor, yakın zamanda ise kitabı tekrar okumaya karar verdim. Rahatlık diyebilirim ki okunması gereken klasikler arasında yer almayı hak ediyor. Balzac, Dante'nin ''İlahi Komedya''sından esinlenerek insanlığın bir anlamda çöküşünü anlatmak için romanlarını ''İnsanlık Komedyası'' adıyla birleştirmiştir. Balzac'a dair Vadideki Zambak ve Goriot Baba okumalarıma dayanarak gerçekten de o temelde Fransız sosyal yapısı üzerinden insanlığın panaromasını çizmiştir. Vadideki Zambak romanını safî aşk(yasak aşk) veya Goriot Baba romanını temiz yürekli bir babanın kızlarını her şeyini feda edecek kadar sevmesi gibi basit bir temaya bağlayamayız. Zirâ Balzac bundan çok daha fazlasıdır. Okuyucuya zor gelebilir Balzac, ya kendisi doğuştan üslupçu ya da eserine inanılmaz emek veriyor. Çünkü oku geç şeklinde okunulması pek de mümkün değildir Balzac. Her cümlesi ayrı şiirsel, her cümlesi o kadar mânâlı. Herkesin dilinden düşürmediği Zweig Üç Büyük Usta kitabında onu bu ustalardan saymıştır hatta müstakil biyografisini de yazmıştır. Cemil Meriç de ona hayran, pek çoğumuzun bilmediği eserlerini tercüme etmiştir. Esere dair bilgi vermek istemiyorum pek çoğunuza sıkıcı, bazılarına göre zor(bölümlere ayrılmaması da etken) bazılarına göre aşırı duygusal gelebilir. Eh 20.yy öncesi tüm romanlarda bu yok mu? Ama bir yandan bu komedyanın içerisinde insan olduğu için ve insanın temelde çok da değişmediğini bildiğimiz için ve Balzac'ın da bunu çok iyi portreleştirdiğini bildiğimiz için Balzac okunmalı, okutulmalıdır.
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
Memnun oldum Goriot BABA
10/10
·335 syf.·
2023 61. kitabı
Kitabın son sayfalarını gözlerimden akarak okudum. Bu kadar büyük bir yapıt olduğunu bilmiyordum. Benim için 2023'ün en iyi kitabı. Duyguları tarif etmek için kısa bir alıntı yetmiyor. Okunmalı.
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Kapra Yayınları · 202118,6bin okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.