Martin Eden kendi halinde, denizci ve geçinmeye çalışan birisi. Ruth ile karşılaştıktan ve ona aşık olduktan sonra onun bilgisine, eğitimine layık olmak istiyor ve aslında Martin'in yolu burada bambaşka bir hal alıyor.
Edebiyata ve yazmaya olan tutkusu ile dergilerden kazanacağı paranın hayali onda bitmek bilmeyen bir azim yaratıyor. Öyle ki son parasını dergilere göndermek için postane puluna harcadığı oluyor. Ruth'un Martin Eden'in hayallerine destek olmaması, ona bu yolda başarılı olacağına dair güven duymaması ve Martin'i bir kalıba sokmaya çalışması bu ilişkinin bir imtihanı aslında. Hayalinin yolunda gerçekleri gören, farkındalıkla kendini tüketen, hayallerinde kaybolan, kazandıkça kaybeden bir roman kahramanı..
Kitabı bitirdiğimde açıkçası tuhaf hissettim. Hayatın bir noktasında çok istediğimiz bir şeyin günü gelip gerçekleştiğinde içimizde zerre bir duygu olmaması durumunu düşündüm ve hayattan beklentilerimi dile getirme şeklim değişti. Umarım istediğimiz şeyler hayırlısıysa olur ve içimizdeki yaşama hevesini hiç kaybetmeyiz.