Sınırın, en azından bizim düşünmeye alışık olduğumuz anlamda varlığından kuşkulanıyorum. Ne ayırma surları, ne bölme vadileri ne de geçitleri kapatan dağlar var. Büyük bir olasılıkla, farkında bile olmadan sınırı geçeceğim, bilinçsiz bir biçimde ileriye gitmeyi sürdüreceğim.
İnsan aslında, mutluluk resmindeki gülümsemeyi değil, hayattaki mutluluğu arar. Nakkaşlar bilir bunu, ama resmedemedikleri de budur. Bu yüzden hayattaki mutluluğun yerine, görmenin mutluluğunu koyarlar.