O bana böyle bütün ruhunun coşkusuyla bakarken bu bakışların altında o kadar iradesi harap kalıyordum ki her şeyi unutarak, hatta onların yanında kendimi ayakları altına atarak ve “Seninim, niçin korkuyorsun! İşte seninim...” demek için ölüyorum.
Nitekim Naim Efendinin bütün hatıraları, bütün zevkleri, bütün muhabbetleri, kendisini güldüren ve ağlatan her şey mutlaka bundan kırk sene evveline hakimdir.
Bu evrende "mutlak" yoktur. Eğer yaşantınızı "mutlak"lık sınırlarına doğru zorlarsanız, sürekli bunalımda hissedersiniz; çünkü, algılarınız gerçeklerle örtüşmez.