"Yazmadım seni daha,
Sevmeye ayırdım tüm zamanları,
Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı.
Ben düşünmeye başlayınca seni
Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir İnan ki dağlar, taşlar, inan ki bulutlar, yağmur ve kar
Toprakla su ve gökyüzü, güneş ay ve yıldızlar Onlar da benimle birlikte
Ve onlar da benim kadar seni düşünürler...
Hep dalgınım bu günlerde
Saati cezveye koyup yumurta tutuyorum,
Bir gün takvime bakmasam yılı unutuyorum.
Aklım başıma gelmiyor, başıma çarpmadan dallar
Yolda yürürken dalıp dalıp gidiyorum."
Artık yaşama dair ne varsa bir perde daha belirsizlik kazandı
benden. Göğsüme hapsettiğim tüm sevinçlerim ve özlemimle
“hiçbir şey olmamış adamı” oynamak düştü payıma. Zaten
sabırlı insan tanımında amaç beklemek değil ki, olmayacağını
bildiğin her şeyi olduracak bir Rabbinin olduğunu bilmek.
Olmuyorsa da olmayışının hayrına yürümek çıplak ayaklarla.