Pdf okuyarak emeğe saygısızlık eder, popüler her şeye karşı, sanat filmi beğenmez, ithaki ve gerekli şeyler antisi, süslü dil karşıtı tertemiz bir Balkan çocuğu derler
nereden başlasak ki.. kesinlikle gotik edebiyatının esintileri olan, kara mizaha çalan ama başarısız ve irite edici bir kitap.
konsept olarak inanılmaz derecede umut vadeden bir kitaptı. tüm umutsuzlukların, tüm karanlıkların arasında aykırı kalan bir ruhun -Alan'ın- hikayesi. zaten hangimiz her zaman ait hissediyor ki bulunduğu yere..? kendilerini iple asanlar, zehir koklayarak ölmek isteyenler ya da cesaretlerinin nişanesi olarak harakiri ile ölmek isteyenlerin arasında hayat ışığı yayan Alan tam bir stereotip olarak karşımıza çıkıyor. Bir stereotip çünkü 'en mutlular en intihara meyilli olanlardır' gibi saçma bir iddiadan farklı bir şeyi yok. Ki az çok bu konu hakkında 3-5 bir şeyler okuyanlar bu duygu durum değişikliğinin int-har planından aylar hatta yıllar önce gerçekleen bir şey olmadığını, olsa olsa birkaç hafta için olduğunu bilirler. Rahatsız edici bir kitap çünkü ne zaman reşit olmayan bir kız ön plana çıksa cinselleştirilmekten öteye gitmiyor. Marilyn hakkında bildiğimiz her şey memelerinin ne kadar dik olduğundan öteye gitmiyor. Derin işlenen karakterler sadece anne ve baba. kadınların objeleştirildiği ve cinsellikten öte bir benliklerinin bulunmadığı yüzeysel bir kitap olarak kalıyor İntihar Dükkanı. kısa ve kafa dağıtmalık bir okuma olarak okunabilir desem de kadınların daha saygı gördüğü ve en azından pedo*fili altetni olmayan bir kitap tercih edebilirsiniz- moral çizgileriniz varsa tabii.
#metrobüsteokudularım