Başlamadan önce Hz. Nietzsche'nin derin felsefesini (üstten) tanımaya çalışalım.
Üstinsan kavraminin yaratıcısı Nietzsche...
Efendi ve köle ahlakı; Friedrich Nietzsche tarafından ortaya atılan ve dünyadaki faşist, nasyonel sosyalist hareketlerin arkasında yatan ahlaki ve rasyoneli anlamamıza yardımcı olan ve hukuksallığın, dinlerin, demokrasinin ve devletin doğusuna çok radikal bir boyut kazandıran bir kavramlar bütünü. Efendiler acımasızlardır, hayat ve ölüm üzerine karar verebilme yetişine sahiptirler, kendi kurallarını kendileri koyma gücüne sahiptirler, kendileri için yaşarlar. Çağlar boyunca fiziksel olarak güçlü olanlar, diğerlerini zayıf ve aciz olanları ezmişlerdir. Bu yüzden; Alman filozof Friedrich Nietzsche'nin efendi ve köle ahlakı hakkındaki görüşlerinin Adolf Hitler'in faşizminde önemli rol oynadığı yıllardan beri konuşulan bir şey. Hitler'e ilham kaynağı Nietzsche...
Kulak verin Nietzsche'ye..
Düz yazı ve şiirsel bir anlatımın hakim olduğu, aforizmalarla, iğneleyici bir üslup, felsefi mülahazalarla dolu bir anlatımı tercih etmiştir. İnsan önce kendini sevmeli, her an beraber olduğu kişi kendidir çünkü. İyiyi kötüyü aşmak için çeşitli argümanlar sunarak, mutlak mutluluk ve huzurun kapılarını açmak için nelerin gerekli olup olmadığını sivri diliyle anlatıyor. :)) Derin bir monolog içeriyor kendi içerisinde. Anlatıyor, çoğunlukla eleştirip yerden yere vuruyor, bazen kendi de yerin dibine girip ayağa nasıl kalkacağımızı gözlemliyor ve seni hep tetikliyor. Düşünmeye, sorgulamaya...
Nietzsche, kitabında Zerdüşt'ü sözcüsü olarak seçmiş, buyruklarını onun aracılığıyla aktarmış bize. Kahramanımız insanlardan kendini soyutlanmış, inzivaya çekilmiştir. Mağarasında, insanlar arasında çok daha mutlu olan, insan yerine bir yılan ile dost olmayı tercih eden