Merhaba kitap severler
Size gerilim türü bir kitapla geldim
Ben bu tür okumayı çok sevdim
Kilitli Kapı
Freida Mcfadden
272 sayfa
10/8.5
Kahramanımız Nora, işiniz uzmanı bir genel cerrahtır.
Sıradan bir hayatı vardır ama hayatını kimseyi alamaz, evlenip çocuk sahibi olma fikri onun için korkunçtur.
Bir gün barda, eski bir hastasını görür ve onun tacizine maruz kalır.
Olaylarımız ondan sonra başlar, belli bir fiziki özelliğe sahip kadınlar öldürür ve kurbanların elleri kesilmiş şekilde bulunur.
Bu kurbanlar Nora nin bir şekilde hastasıdır.
Bu insanlara 26 yıl öncesinden birini anımsatır 'Eli Becerikli' diye anılan bir seri katili hatırlatır.
Bu katil Nora için unutmak istediği ama unutamadığı biridir.
26 yıldır görmediği babası....
Bütün oklar Nora yı işaret ederken, gerçek katil kimdir?
Nora gerçekten bunu yapmış midir?
Yoksa hiç bir suçu yok mudur?
Alıntılar
Babam her zaman, yanlış bir şey yapacaksan en azından kimsenin seni görmesine izin vermeyecek kadar akıllı ol der.
Son on yıldır beni aklından çıkaramadığını söyleyen adam geçmişimi anlamıyorsa dünyanın geri kalanı nasıl tepki verirdi.
Şeytanla konuşmaktan iyi bir şey çıkmaz.
Bu imkansızdı. Onu böyle bir şey yapamayacağını bilecek kadar iyi tanıyordum.
Freida mcfadden beni her zaman RS'den kurtarmıştır. Kusursuz Çocuk kitabını bir günde bitirdim. Sıkıcı değil anlatımı kısa ve akıcı. Merak var ya o merak hep diri kalıyor. Bu kadın cidden başarıyor bu işi. Kitabı bir noktada tahmin etmeyi başardım. Bunun için yeterince Freida okuyucusu olmanız gereklidir. :D
Kitabın konusundan kısaca bahsetmek istiyorum.
Liam başarılı ve çoğu öğretmeninin favorisi olan bir lise öğrencisidir. Aynı zamanda annesi Erika'nın favori çocuğudur. Tam olarak kusursuz parmakla gösterilen bir çocuktur.
Taa ki iki dedektif bir akşam kapılarını çalıp Liam'la konuşmak isteyene kadar. Kasabada bir kız kaybolmuştur ve onu en son gören kişi Liam'dır.
Erika oğlunun kusurlarıyla yüzleşmeye başladıkça gerçekler giderek ağırlaşır. Çünkü Liam kusursuz değildir ama kusursuz rolünü çok başarılı bir şekilde oynuyordur. Artık Erika oğlunun doğru söyleyip söylemediğini ayırt edemiyordur.
Bütün oklar Liam'ı işaret ederken kasaba halkı ailenin üzerine gelmeye başlamıştır.
Kitap, sayfa sayısından dolayı bir oturuşta bir kaç kahve molası verilerek bitirilebilir. Gerilim ve tempo bence çok yükselmiyor. Okumadan önce beklentim daha yüksekti ancak o beklentiyi karşılamadı
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,501 okunma
Freida McFadden benim için artık neyle karşılaşacağımı az çok bildiğim yazarlardan biri. Bizde yayımlanan kitaplarının tamamını okuduğum için kalemine oldukça aşinayım. Bu yüzden yeni bir kitabına başlarken beklentim de belli oluyor: kusursuz bir polisiye değil, beni birkaç saatliğine dünyadan koparıp sayfaları hızla çevirmemi sağlayacak sürükleyici bir hikâye.
Freida'nın kitaplarında zaman zaman tesadüfler, mantık boşlukları ya da "Bu kadar da olmaz" dedirten detaylar bulunabiliyor. Ancak işin ilginç yanı, yazarın bunu okura unutturmayı başarması. Çünkü hikâyeyi öyle bir tempoda anlatıyor ki detaylara takılmak yerine bir sonraki sayfada ne olacağını merak etmeye başlıyorsunuz. Bence onun asıl başarısı da burada yatıyor.
Eğer bu kitabı yalnızca kusursuz polisiye ölçütleriyle değerlendirirsek çok acımasız olmak gerekir. Ama kitap okumaktan aldığımız keyfi sadece teknik mükemmelliğe bağlamak da haksızlık olur. Çünkü bazı yazarlar kusursuz kurgularıyla etkilerken, bazıları da sizi hikâyenin içine çekme becerileriyle öne çıkar. Freida ikinci grupta yer alıyor.
Kitabın merkezinde akran zorbalığına maruz kalan genç bir kız bulunuyor. Herkesin dışladığı, uzak durduğu, hakkında fısıltılarla konuştuğu bir çocuk... Oysa onun istediği şey aslında çok basit: Kabul görmek, anlaşılmak ve diğerleri gibi normal bir hayat sürebilmek. Kitabı okurken en çok etkilendiğim noktalardan biri de buydu. Çünkü bazen insanlar gerçekten zehirli bir sarmaşık gibi davranabiliyor. Bulundukları ortamı yavaş yavaş zehirliyor, başkalarının hayatlarına zarar veriyor ve bunu yaparken çoğu zaman sonuçlarını umursamıyorlar.
Okurken zaman zaman o genç kıza üzüldüm, zaman zaman da çevresindeki insanların davranışlarına sinirlendim. Özellikle ergenlik döneminde yaşanan dışlanmanın ve zorbalığın insan üzerinde
Freida McFadden’ ın Hizmetçinin Sırrı adlı kitabı akıcı dili sayesinde kendini kolayca okutan bir gerilim romanı olsa da benim için yazarın diğer kitaplarından çok farklı bir deneyim sunmadı. Birkaç kitabını okumuş biri olarak olayların ilerleyişi sırasında birçok gelişmeyi önceden tahmin edebildim.Bu durum finaldeki şaşırtıcı etkiyi benim açımdan oldukça azalttı.
Hizmetçi kitapları seri halinde elimde olduğu için Hizmetçi İzliyor adlı kitabını da okuyacağım ama eğer elimde olmasa merak edip okumazdım.
Kitabın filme uyarlaması küçük değişikler dışında neredeyse birebir. Kitap da film de sürükleyici ve sahte bir güven hissi içinde tekinsizlik hissederken acaba ne olacak dedirtti. Filmi iyiydi ama her zaman olduğu gibi kitap daha iyiydi.